Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşması sırasında, yardımcı doçentliğin sadece siyasi bir karar olduğunu dile getirdiklerini söyleyerek, "Dedik bir öyle bir adım atalım ki, ara unvanı ortadan kaldırıp doktoradan doğrudan doçentliğe geçilmesini temin edecek çalışma yapalım. Büyük ihtimalle önümüzdeki hafta parlamentoya gönderilecek. Doktoradan sonra bir de yardımcı doçentlik olmayacak. Doktoradan sonra kazanan doçentliğe gidecek." dedi.

 

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

 

"DOKTORADAN SONRA BİR DE YARDIMCI DOÇENTLİK OLMAYACAK"


Yardımcı doçentliğin sadece bir siyasi karar olduğunu dile getirdik. Dedik bir öyle bir adım atalım ki, ara unvanı ortadan kaldırıp doktoradan doğrudan doçentliğe geçilmesini temin edecek çalışma yapalım. Büyük ihtimalle önümüzdeki hafta parlamentoya gönderilecek. Doktoradan sonra bir de yardımcı doçentlik olmayacak. Doktoradan sonra kazanan doçentliğe gidecek.

 


"AKADEMİ ADANMIŞLIK GEREKTİRİR"
Her iş gibi akademi de adanmışlık gerektirir. Bir hocalarımızda artık bu azmi, bu kararlılığı görüyorum.

YÖK, kalite kurulu, misyon farklılaşması programları ile bu konularda ilk adımları atmıştır. Üniversitelerimizden de benzer anlayışla kendi projelerini hayata geçirmelerini planlıyoruz. Türkiye her alanda milletimizin değerlerinden, halka rağmen halk için anlayışı ile hareket eden, söylemi sosyalist, zihniyeti faşist kadroların tasallutu altında kalmıştır. Üniversitemiz de bu alanda kalmıştır.

Benim oyumla çobanın oyu bir olabilir mi diyen bir zihniyetin olduğu yerde demokrasiden söz edilemez. Hezeyanlar saçan bir zihniyetin olduğu yerde millilikten söz edilemez.

"BİLİMSEL ÇALIŞMALARLA YAKINDAN İLGİLENMEYE DEVAM EDECEĞİM"


Pensilvanya'nın emrine her yanı ile cehalet kokan bir adamın emrine her şeyinizi teslim etmişseniz profesör de olsan hiçsin, çok farklı reklamın da olsa bir hiçsin. Kapınızdaki tabelada öyle yazıyor olmasının bir önemi yoktur.

Ben demiyorum ki bütün bilim insanları bizim için düşünecek. Ben aklımı bu tür adamların emrine kiraya verenler için söylüyorum. Bizim isteğimiz objektiflikten uzaklaşılmadan hareket edilmesidir. Cumhuriyet tarihinde bilimle, bilimsel çalışmalarla, araştırmayla, gelişmeyle en yakından ilgilenen Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın ben şahsım olduğunu iddia ediyorum. Olmaya da devam edeceğim.

Geçtiğimiz günlerde Boğaziçi Üniversitesi'nde de ifade ettim, milletin değerlerine saygılı olmakla bilimde en üst seviyelere çıkmak birbirinin alternatifi, zıttı değildir.

Fotoğraf çekme ve yön gösterme bakımından kendi çalışmalarımda böylesine dolu bir birikimi her zaman bulamadığımı söylemek isterim. El yordamı ile iş yapmak hem zaman kaybettirir hem de maliyeti getirir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne giden süreçte ve yeni dönemde çok daha güçlü, işe yarar destek bekliyorum. Biz değerli kaynaklarını bu şekilde hovardaca heba edebilecek bir ülke değiliz. Önümüzdeki dönemde üniversitelerimizden her alanda çok büyük destekler bekliyoruz."