“Gönlü güzel insanların bir araya gelmesi” vurgusunu yapan Editör Şevkat Yedilioğlu ve tadı damağınızda, kokusu yuvanızda, sevgisi ile kalbinizde kalacak lezzetli kurabiyelerin varlığından haberdar olmanızı sağlayacak Kurabiye Tarifleri kitabı yazarı İlker İldeş, kitap yayınlama süreci, tariflerin uygulaması ve kitap içeriğinin hazırlanmasını Eskişehir Haber’e anlatıyor.

Öncelikle İlker İldeş kimdir, neler yaptı?

İlker İldeş: Biz liseden beri yiyecek içecek alanında okuduk, bizim zamanımızda aşçılık bölümleri çok fazla yoktu. Eskişehir’de o dönemde Turizm bölümleri de çok yoktu o nedenle Gıda Teknolojisi üzerinde aşçılık yan programı mutfak dalı programı olarak okuduk. Lise eğitimizi ilk orada aldık, aşçılık, yiyecek-içecek üzerine.  Sonrasında üniversitede Yiyecek-İçecek bölümünü bitirdik, lisans tamamladık. Son olarak da yüksek lisans yaptık Turizm alanında. Ailelerimiz de esnaf Eskişehir’de. Benim ailem lokantacı Şevkat pastacı. Bu şekilde başladık. İç içeydik mutfakla.

Ne zaman yazar olacağım, kitap çıkaracağız dediniz?

İlker İldeş: Bu her zaman bizim içimizde vardı. Mutfağa ilk girdiğimizden günden beri isteğimiz hep vardı ama biraz beklemek durumdaydık. Şöyle yapalım, bunu böyle yapalım diye aklımızda hep bir proje vardı ama hayata tam anlamıyla geçmesi tam olarak 3 yıl önce kesinleştirdik. Artık biz bir yola çıkalım, bu da Kurabiye olsun, diğer projeler dursun önce Kurabiye olsun dedik.

Kitap içeriği nasıl hazırlandı, içerisinde neler var?

İlker İldeş: İçerik konusu şöyle; ilk olarak kurabiye nedir, kurabiyenin tarihi nedir bunu anlatmak istedik kitabımızda. Daha sonrasında kurabiyenin o özel hamur tekniklerinden bahsettik. Hiç bilmeyen kişilerde detayları öğrenerek tüm tarifleri yapabilirler. Kitabımız; Anne Kurabiyeleri, İkramlık Kurabiyeler, Yöresel Kurabiyeler, Pastane Kurabiyeleri, Meyveli ve Marmelatlı Kurabiyeler, Light Kurabiyeler olmak üzere 6 bölümden oluşuyor. Herkesin kendini bulabileceği ve yine herkesin yapabileceği ve bizim kendi tariflerimizin de olduğu bölümler de var.

Kitabı yazıp bitirmeniz ne kadar sürdü? Hiç tıkandığınız oldu mu?

İlker İldeş: Biz kitabın çıkmasına 3 yıl önce karar verdik ama yazıp bitirme aşaması bu kadar uzun sürmedi. 10 yıllık bir bilgi birikimine dayalı olduğu için biz kitabımızı 1 buçuk aylık bir süreçte yazdık, 3 haftalık bir süreçte de uygulamadık. Yani kitabın tüm bu işlemleri 2 buçuk aylık bir zaman aldı. Pratiğini bildiğimiz için hiç tıkanmadık. Ne yapacağız, neyi yazacağız durumuna düşmedik asla. Editör arkadaşımın da kendi pastanesi var, ikimizde devamlı uygulamanın içerisinde olduğumuz için hiçbir zorlandığımız nokta olmadı.

Başka bir kitap çıkarmayı düşünüyor musunuz?

İlker İldeş: Düşünüyoruz. Değişik projelerimiz var.

Şevkat Yedilioğlu bir yayınevine bağlı mı yoksa tamamen bağımsız bir editör mü?

Şevkat Yedilioğlu:  Tamamen yayınevlerinden bağımsız çalışıyorum. Şöyle ki, İlker ile liseden beri arkadaş olduğumuz için her şeyi birlikte yaptık. İlk başta Editör olarak değil, İlker’e destek olmak amacıyla başladım, sonrasında böyle gelişti. Kitabı yöneten bir Editör olması gerektiğini düşündük ve o zaman bende Editörlük kısmına geçeyim dedim, bu boyutta bir çalışma yürüttük aslında.

İlker İldeş:  Çift yazarlı oldu aslında kitabımız.

Kitap yayınlama süreci çok zaman alıyor mu, zor mu?

İlker İldeş: Aslında hem zor hem kolay. Kitap içeriği yaptığınız işleme göre değişiyor. Bizim içeriğimiz, yemek kitabı, tarifler olduğu için kuşe kağıdına baskılı oldu. Bu nedenle biraz zaman alabiliyor. Yani bu tamamen içeriğe göre ayarlanıyor ve zorluğu da ona göre değişiyor. Biz İnsancıl Kitapevi ile çalıştık ve gerçekten çok memnun kaldık. Kısacası çokta zor değil, sadece istemek lazım.

Şevkat Yedilioğlu: Aslında insanları kitap bastırmaktan soğutan şey de biraz maddiyat oluyor. Biraz birikim olup da insanlar bir beklenti içerisine girmedikleri zaman gerçekten hoş bir şey çıkıyor ortaya. Evet maddiyat lazım ama bunu göze almakta lazım. Mesela biz esnafız şimdi, pastaları vitrinimize doldurmak zorundayız ama satılır ama satılmaz. Bu da bir risk. Aynı şekilde kitapta da öyle. Benim bir miktar parayı oraya yatırmam lazım ama gelir ama gelmez, bu hiç önemli değil.  Ben yaptığımdan eminsem, bu kitap ben öldüğümde de arkamdan gelecek bir şey sonuçta. Biz böyle düşündük, bir beklenti ile yola çıkmadık. İşimiz yazarlık değil zaten, bu bizim için bir hayaldi ve gerçekleştirdik. Eğer güzel tepkiler alırsak devamı gelir mi evet gelir.

Uygulama süreci olarak bahsettiğiniz nedir?

İlker İldeş: Şu; aslında tüm tarifler daha önce yaptığımız, bildiğimiz şeyler. Ama kitap basılmadan önce hepsinin birer kere uygulamalı yapılması gerekiyor. Bunu yapmamız için de bize bir mutfak gerekti tabi ve bulamadık. En büyük sıkıntıyı burada çektik. Kurumlar, belediye olsun mutfaklarını açmakta çok taraftar olmadılar. Biz de kendi ailelerimiz ile yaşadığımız için buralarda yapamadık. Eskiden beri görüştüğümüz bir  Yiyecek-İçecek öğretmeniz vardı. Sayın Kadriye Yalçın bize evini, mutfağını açtı ve tüm uygulamaları onun evinde gerçekleştirdik. Bu süreç içerisinde uygun tabak, malzeme bulmak da bir başka sıkıntı tabiî ki. Diğer sıkıntı ise her uygulama sonrasında 20 çeşit kilolarca kurabiye çıkıyordu. İlk zamanlarda yaptığımız kurabiyeleri çevremizdeki insanlara verdik, güzel tepki aldık. Ama sonralarında “aaa ama yeter” olmaya başladı çünkü sürekli kurabiye yapıp aynı kişilere, çevremize dağıtıyorduk. Bir süre sonra biz bu kurabiyeleri ne yapacağız diye düşünmeye başladık.  Satmaya kalksak uygun bir müşteri bulamayacağız hemen o anda. Ve en mantıklı en uygunu Çocuk Esirgeme Kurumuna götürmek oldu kurabiyeleri. Kitabın hazırlanma sürecindeki en doğru ve iyi şey de bu oldu.

Şevkat Yedilioğlu: Bu arada aslında 120 tarifimiz vardı ve hepsi de denenmiş, fotoğrafları çekilmişti. Ama sayfa sayısının kısıtlı olmasından dolayı 75 tarife düşürmek durumunda kaldık tariflerimizi. Öylelikle böyle bir kitap çıktı, ilk çalışma olmasına rağmen profesyonelce bir çalışma oldu diyebilirim. İçimize oldukça sindi, biz böyle düşünüyoruz ama tabiî ki eleştirilere de açığız. Şu ana kadar sadece basımda bir hata olmuş eleştiri olarak bunu aldık ama içerik konusunda herhangi bir eleştiri almadık içeriğinde büyük hataları olacak kadar. Şunu da eklemek isterim. Kitap tamamen gönlü güzel olan insanların bir araya gelmesi ile oluştu. Tasarımcı Tuğçe Temircan, lise öğretmenimiz Kadiye Aydın, Prof. Dr. Meryem Akoğlan Kozak hocamız ve diğer tüm destek olanlara içtenlikle teşekkür ederiz.  İnşallah herkes beğenir.