Anadolu Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Cihan Yıldırım'ın yazısı şu şekilde... "Partiler yerel seçim son hazırlıklarını yapıyor. AK Parti ve MHP arasında ittifak görüşmeleri devam ediyor. Olası ittifak ya da ittifaklar, seçimlerin kaderini ‘doğrudan’ etkileyecek bir gelişme olarak görülüyor.
İttifaklar yerel seçimde ‘farklı sonuçlar’ verebilir. Genel seçim gibi olmayacağı muhakkak... Öte yandan Eskişehir’i ‘ayrı bir yere’ koymalıyız. İttifak olsa da olmasa da...

Eskişehir bir kez daha CHP ve AK Parti’nin yarışına hazırlanıyor. Peki, seçimin iddialı iki partisinde neler oluyor? CHP, elindeki belediyeleri koruyacak mı? AK Parti, üç kez alamadığı Büyükşehir’i alabilir mi? Yine AK Parti, CHP’ye kaptırdığı Odunpazarı ve Tepebaşı’nı kazanabilir mi?
Bu sorulara cevap vermek için elbette çok erken. Tam burada rahmetli Demirel’in “Siyasette 24 saat çok uzun bir zamandır” sözünü hatırlayalım mı? Ya da şöyle yapalım... Eskişehir’in ‘ayrı bir yeri’ var dedik ya... Uzaklara gitmeyelim, buralardan bir örnek verelim.

2004’te Tepebaşı Belediyesi’ni kazanan AK Partili Tacettin Sarıoğlu, 2009’da yeniden aday adayı oldu. Sarıoğlu, aday adaylığı sürecinde Atatürk Stadı’nda oynanan Eskişehirspor maçına geldi. Adaylığı ‘garanti’ gibiydi. Maça girerken Tacettin Hoca’yı görenler “Hocam hayırlı olsun” diyordu.
Maç sonunda Sarıoğlu’nun aday gösterilmediği ortaya çıktı. Maç başlarken adaydı, maç sonunda adaylığı Murat Canözer’e kaptırmıştı.  Maç çıkışı Tacettin Hoca’yı görenler “Hocam geçmiş olsun” dedi.

Bırakın 24 saati, 90 dakikada değişmişti işler...

O nedenle biz bu yazıda ‘kim nereyi kazanır’ sorusuna değil, ‘kim nereye aday olur’ ona bakalım. Daha doğrusu o cephedeki kulis konuşmalarına...
CHP’de taşlar yerine oturdu deniyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Eskişehir ziyaretinin ‘malumu ilan ettiğini’ düşünenler var. Beş belediye başkanının da aday gösterileceği ifade ediliyor. Yılmaz Büyükerşen Büyükşehir’e, Kazım Kurt Odunpazarı’na, Ahmet Ataç Tepebaşı’na, Erdal Şanlı Han’a ve İshak Gündoğan’ın Mahmudiye’den aday olacağı öne sürülüyor.

CHP’de bir süre önce Kurt’un da dediği gibi ortalık yatışmışa benziyor. Benim bu konuda biraz çekincelerim var. Başkanların adaylığını ‘garanti’ görmüyorum! Beşinin de... Kılıçdaroğlu net konuşmadı. Elinde Türkiye’ye örnek üç belediye başkanı olmasına rağmen işi sulandırdığını düşünüyorum. Hoca, Kurt ve Ataç’ın elinden tutup ‘işte adaylarımız’ demedi. Bu noktaya sonraki yazılarda yeniden döneriz...

Gelelim AK Parti’ye...

İktidar Partisi’nde göz gözü görmüyor. Görüş mesafesi bir metrenin bile altına düştü. Herkes selektör yapıyor, kornaya basıyor, kolunu camdan çıkarmış durumda! Kazalar şimdilik maddi hasarlı. Ortada ‘iki trafik polisi’ ve ışıklar var. Ahali kime uyacağını şaşırmış durumda. Ortalık tam anlamıyla Hindistan’a dönmüş durumda. Yazının burasını Zafer Çatel yazmış gibi oldu. Zafer Abi’nin kulaklarını çınlatıp konumuza dönelim.

AK Parti, daha önceki hiçbir seçimde olmadığı kadar ‘karışık, kavgalı, parçalı’ bir şekilde seçime gidiyor. Şu an için rakip kesinlikle CHP değil. Hedef kesinlikle belediyeleri almak değil!

Parti ‘resmen’ ikiye bölünmüş durumda. Ortada seçim hazırlığı falan yok. Nabi Avcı ve Harun Karacan’ın ‘güç gösterisi’ var. Bu güç gösterisini ya birbirlerine ya da birbirlerinin yanındakilere ‘zarar vererek’ yapıyorlar.

Avcı ya da Karacan günün sonunda ‘kazanan’ kim olursa olsun ‘yarışacak’ mecali kalmayacak. CHP’nin marka olmuş başkanları için ‘kolay lokma’ olacaklar.

Nabi Hoca’nın yanında Emine Nur Günay, Volkan Doğan, Nadir Küpeli, Metin Güler var.

Harun Karacan’ın yanında Dündar Ünlü, İbrahim Yılmaz Kaynarca, Celalettin Kesikbaş var.

Genel tespitten sonra aday durumuna bakalım. AK Parti’nin Büyükşehir adayı kim olabilir? Nabi Hoca’nın da Karacan’ın da aday olmak istediği konuşuluyor. Büyükşehir adayı olmak istiyorlar. Görüntü bu şekilde. Her iki isim “Böyle bir şey gündemimde yok” demiyor. Aksine saha çalışmalarına bakınca adaylığı ne kadar istediklerini görüyoruz. Sonuçta bir kişi aday olacak.

Öte yandan parti kulislerinde Avcı’nın da Karacan’ın da C Planı’nın hazır olduğundan bahsediliyor. Her iki isim aday olamaması durumunda C Planı hazırlamış. Nedir o plan? Öncelik aday olmak... A Planı yani... Bu olmazsa B Planı devreye girecek. Rakibi aday yaptırmamak! Avcı Karacan’ı, Karacan Avcı’yı aday görmek istemiyor.

C Planı’nda ne var? Cumhurbaşkanı Erdoğan ya da Genel Merkez iki vekile de yol vermezse C Planı devreye girecek. Nabi Hoca, Ticaret Odası Başkanı Metin Güler’in Büyükşehir adayı olması için uğraşacak. Harun Karacan da Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş’ın Büyükşehir adayı olması için ter dökecek. AK Parti’nin Büyükşehir adayı için bir süre sonra “Kesikbaş mı, Güler mi” sorusu gündeme gelirse şaşırmayalım."