Mitingin iptal edilme gerekçeleri, 20 Temmuz’da ilan edilen olağanüstü hal ve sonuçlarına değinen Özkar, konuşmasına şöyle başladı; “Değerli basın mensubu arkadaşlarım, bugün yapılması düşünülen termik santral ile ilgili Cumartesi günü düzenlediğimiz mitingin çağrısını yapmak için buradaydık ancak, az önce valilik tarafından tebliğ edilen bir yazı ile Afrin Operasyonu bahane edilerek güvenlik gerekçesi ile mitingin yasaklandığını öğrendik. Valiliğin bu şekilde güvenlik gerekçesini göstermesi aslında kendi kusurlarıdır. Eğer, bir otorite şehirde yaşayan insanların herhangi bir etkinliğinde, herhangi bir eyleminde güvenliğini sağlayamıyor ise bu büyük bir güvenlik zafiyetidir. Bu güvenlik zafiyetini oluşturan da ne o sivil toplum kuruluşları ne de CHP’dir. Bugün iktidarda olan AKP hükümeti demek ki vatandaşının her durumda güvenliğini sağlaması gerekirken bu güvenliği sağlayamıyor. Ancak bu asıl gerekçenin görünen kısmı, eğer gerçekten böyleyse bu çok ciddi bir sıkıntı. Ama eğer güvenlik gerekçesi bahane ise o zaman, bu da insanların en demokratik haklarını kullanabilmeleri yönünde yasakçı bir zihniyetin tamamen hakim olduğunu gösteriyor. Biz ikincisinin büyük ölçüde doğru olduğunu düşünüyoruz, çünkü ülkemizde 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişiminden sonra CHP, darbelerin her türlüsüne karşı olduğunu ilan etti. Darbe ile mücadele konusunda hükümete kayıtsız şartsız destek verdi. Ancak 20 Temmuz’da ilan edilen olağan hal ile birlikte Türkiye’de yaşanan en antidemokratik, en yasakçı dönem ortaya konuldu. Yine bu 20 Temmuz’da ilan edilen olağanüstü hal hükümetin, özellikle Cumhurbaşkanımızın çok hoşuna gitti. Ülkemiz olağanüstü halin ilanına gerekçe olan darbe girişiminin dışında bütün konularda kanun hükmünde kararnameler ile yönetiliyor. Kış lastiğinden, epilasyon merkezlerine kadar kanun hükmünde kararnameler ile düzenlemeler yapılıyor. Türkiye’nin artık bu yasakçı zihniyetten kurtulması gerekiyor.  Ve bunun da yolu en kısa zamanda yapılacak olan erken seçim ya da 2019’da yapılacak olan seçim ile bu hükümetin seçim yolu ile görevden uzaklaştırılması gerekir. Yoksa ülkemizde demokrasi iklimini ve ülkemiz yararına olan işleri görmek mümkün olmayacak. O yüzden biz hükümetin karşısında sahada olağanüstü hal ilan ettik.”

CHP’nin 2019 seçimlerine kadar olağanüstü hal ettiğini açıklayan Özkar, milletvekilleri, belediye başkanları ve üyeleri ile seçime kadar tam gaz çalışacaklarını vurguladı. Özkar, “CHP sahada olağanüstü hal ilan etti. Milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız ve bütün yönetim kademelerimizdeki arkadaşlarımız ile birlikte, yapılacak seçime kadar canımızı dişimize takıp bu hükümetten kurtulmanın yoluna bakacağız. Çünkü termik santralden de kurtulmanın yolu seçimle buldu, artık ortaya çıktı. Çünkü bunlar, insanların bu konudaki talep, istek, karşı çıkışlarını dikkate almadan bu işi yapacaklar. Ben Ak Partili yetkililerden şunu beklerdim; Bursa’da olduğu gibi, eğer şehrin menfaatine aykırı bir iş yapılıyorsa, şehri kirletecek, insanların sağlığına zarar verecek bir iş yapılıyorsa oturup Bursa belediye meclisi gibi oy birliği ile karar alınmalıydı. AKP’li yetkililere sesleniyorum; bu dönem emin olan bu santral yapılırsa, yüzyıllar boyunca sadece 10 yıl, 5 yıl, 30 yıl, 40 yıl değil, yüzyıllar boyunca bunun altına imzasını atanlar unutulmayacak. Ve yüzyıllar boyunca bunlar anılacak. Çünkü, yapılacak termik santral ne olursa olsun 30 yıl deniliyor, 30 yılın sonunda insanların sağlığı ortadan kalktığı gibi korunması gereken sit alanı niteliğinde Alpu ovası kullanılmaz hale gelecek. Bu asit yağmurları ile sağlanacak. Topraktaki yer altı suyunu çektiğiniz zaman Alpu ovasının sulanabilir olma özelliği ortadan kalkıyor. Ve ovadaki suyun çekilmesi nedeni ile yer altındaki hareketlerin ne olabileceği konusunda herhangi bir araştırma yapılmış değil. Bütün yer altı maden işletmeciliğinde olduğu gibi önümüzdeki 10 yıl, 15 yıl, 20-30-100 yıl sonra, Alpu ovası tamamen çökmüş, obruk haline gelme ihtimali var. Bakın Zonguldak’ta evlerin altları çatlıyor. Diğer maden işletmelerinde yer altı maden işletmelerinde, kömür ocaklarında özellikle obruklar meydana geliyor. Yani bizim, on binlerce yıl ihtiyacımız olan toprak, ortadan kaldırılıyor. Niye? Sebep şu; nasıl Yavuz Sultan Selim köprüsünde birilerine rant sağlandı, hala şuan da hepimiz oradan geçiyoruz. Çünkü taahhüt edilen sayının %40’ına ancak gelindi. Diğer %60’ı cebimizden ödüyoruz. Yine körfez geçişi ile ilgili aynı şey.  Yap-işlet-devret modeli ile yapılan bütün işlerde garanti var. Alım garantisi var. Rusya’ya verilen nükleer santralde de 30 yıl boyunca Rusya bizim ülkemizde, bize elektrik satacak. Ve normal piyasa fiyatının üstünde satacak, milyonlarca dolar bizim cebimizden çıkacak. Bu termik santralde de düşünülen budur. Burayı da yap-işlet-devret modeli ile verecekler, elektrik alım garantisi verecekler ve tüketmediğimiz elektriğin piyasadan 2,5 kuruş fazlasına buradan bizi almak zorunda bırakacaklar. Bütün bu işlerin çözümü, dediğim gibi 2019’da yapılacak seçimde bu hükümetin, ülkenin menfaatini düşünmeyen ve ülkeyi 30-40 yıllığına yabancılara bağlayan bu hükümetin görevden uzaklaştırılması ile olur. O yüzden CHP elbette ki yapılmak istenen termik santralin kurulmaması için mücadelesini sürdürecektir. Ama asıl hedefi iktidara gelmek olacaktır. CHP bu saatten sonra olağanüstü hal ilan etmiştir. Ve bu doğrultuda çalışmalarına devam ettirecek.” dedi.