Çocuk yetiştirmenin püf noktalarını anlatan İdem, “Çocuklarımız nasıl çocuklar olsun istiyoruz” sorusunun yanıtlanması gerektiğini söyledi. İdem, “Hedefimizi belirlememiz önemli. Zorbalığa uğrayacak ve kendini savunmayacak bir çocuk mu, o zorbalığı yapan bir çocuk mu, haksızlığa karşı tepki gösterebilen bir çocuk mu, yoksa sadece kendi çıkarlarını düşünüp başkasını hesaba katmayan bir çocuk mu yetiştireceğimize karar vermeliyiz. Çocuğumuzu yetiştirirken rotamızı belirlememiz lazım” dedi. 

 Anne ve baba çocuğa rol model olmalı 
“İdeal ebeveyn ya da ideal çocuk diye bir şey yok” diyen İdem, “Öğrenmeye çabalayan, sorumluluk sahibi ebeveyn vardır. Çocuklarımıza karşı sorumluyuz. Ama bizim de ihtiyaçlarımız, sıkıntılarımız olabilir. Kendimizi çocuğumuza adayan ebeveynler olmamalıyız. Ne kendi ihtiyaçlarımızın kurbanı olmak zorundayız ne de başkasının ihtiyaçlarını ön plana çıkarıp kurban olmak zorundayız” ifadelerini kullandı. 

 Anne ve babanın çocuğu için rol model olması gerektiğini vurgulayan İdem, “Eğer çocuğumuzun empati kurabilen, dürüst çocuklar olmasını istiyorsak, öncelikle bizlerde dürüst olmalı ve başkalarına karşı empati kurabilmeliyiz. Bizde olmayan bir değeri-özelliği çocuklarımıza veremeyiz. O yüzden öncelikle kendimize karşı daha sonra da çocuklarımıza ve diğer kişilere karşı dürüst olmalıyız. Onlara karşı dürüst olmayı ve onlarla empati kurmayı başarmalıyız. İdeal ebeveyn yoktur ama sorumluluk sahibi ebeveyn vardır” diye konuştu. 

 Anne ve babalara “rahat olun” mesajı veren İdem, “Bu çocuklar büyüyecek, rahat olmalısınız. Evet, daha küçük bebeği olanlar gaz, uyku gibi sorunlar yaşıyor, daha ileriki yaşlarda davranışla ilgili problemler olabilir, yeme bozukluğu olabilir. Ama inanın bu dönemler geçiyor. Geriye dönüp baktığınızda bu zamanları mutlulukla hatırlamak için onlarla keyifli zaman geçirmeye çalışın” dedi. 

 Ödül ve cezadan kaçının! 
Ödül ve ceza konusunda da konuşan İdem, şunları söyledi: 
“Fiziksel ceza dediğimiz dövmek, kulağını çekmek ya da tehdit etmek olarak sıralanabilir. Fiziksel ceza verdiğimizde çocuğa ‘sorunu çözemiyorsan birini dövmek meşrudur’ mesajı iletiriz. Niyetimiz bu olmasa da bunu öğretiriz. Şiddet, acı ve aşağılanma korkusu oluşturur çocukta. Bu da depresyon, kaygı, çaresizlik ve mutsuzluğa sebep olur. Beni seven zaman zaman kurbanım olayım diyen anneden-babadan şiddet gören çocuğun ruhunda çelişkili düşünceler ve duygular oluşur ve çocuk bunu anlamlandıramaz. Kendisi gibi olma ihtiyacı yani özerk olma ihtiyacı ile koşulsuz sevilme ihtiyacı arasında bocalar. Ve kendi benliğini ruhunun derinliklerine itip sırf sevilebilmek için sahte bir benlik takınmaya başlar. Ne yazık ki bu sahte benlik çocukta ciddi içsel çalkantılara ve sıkıntılara neden olur. Yapılan çalışmalar şiddete maruz kalan çocukların daha sık alkol ve uyuşturucu madde kullanımına neden olduğunu göstermektedir. Ayrıca şiddet çocukların bilişsel gelişimini de yavaşlatır. Ödül de ceza kadar kaçınılması gereken bir durumdur. Uzmanlar, ‘eğer bir çocuğun öğrenme ve keşfetme duygusunu yok etmek istiyorsanız, onları ödüllendirin’ diyor. Ödül, çocukta içsel motivasyon ve yaratıcılığı öldürür. Bağımlılık yapar, bencilleştirir. Hileyi ve gayri ahlaki davranışları teşvik eder. O yüzden ödül ve cezadan kesinlikle kaçınılması gerekiyor.” 

Koşulsuz sevgi olmazsa olmaz şart 
“Çocuklarınızı koşulsuz sevin” mesajının altını çizen İdem, “Koşulsuz sevgi çocuğu davranışlarından ötürü değil olduğu gibi, kendi olduğu için sevmek demektir. Çocuğumuzu disipline etmek için sevgiyi kullanırsak işte bu koşullu sevmek olur. Koşullu sevgi de çocuğa bir cezadır. Çocuğumuzdan sevgimizi çekerek ya da sevgimizi de koşullara bağlı daha fazla vererek disiplinize etmemeliyiz. Koşullu sevilen çocuklarda, sahte özgüven gelişir. Başarı sonrasında kısa süreli memnuniyet ve aşırı böbürlenmeye neden olurken başarısızlık durumda ise utanç ve suçluluk duygusuna neden olur. Bu çocukların akademik olarak öğrenmek için değil not almak için çalışırlar ve öğrendiklerini unuturlar. Koşullu sevgiye maruz kalan çocukların anne babaları ile ilişkileri de kötü olur” dedi. 

Ebeveynlere altın öğütler 
Dr. Şadi İdem anne ve babalara son tavsiyelerini ise şöyle sıraladı: 
“Çocuklarımızı anlamaya çalışmalıyız. Bunu yaparken hem kendimize hem çocuğumuza karşı dürüst olmalı, onları koşulsuz sevmeliyiz. Onları can kulağı ile dinlemeliyiz. Onlarla keyifli zaman geçirmeli, çocuğun perspektifinden olaylara bakmalı ve mantıklı seçenekler sunmalıyız. İnisiyatif alması ve kendini ifade etmesi için yüreklendirmeliyiz. Makul ve mantıklı taleplerde bulunmalı, kontrolcü bir dil kullanmamalıyız. Kontrolcü olmayan sınırlar koymalıyız ki öğrenme ve merakını destekleyerek ona rehberlik edebilelim. Kendisiyle barışık, fikirlerini dile getiren, mutlu, hatalarını bilip düzeltmek isteyen vicdani değerleri ile hareket eden bireyler yetiştirmeliyiz. Ve çocuklarımıza doğru model olmalıyız.”