1970 doğumlu olan Eskişehirli Hidayet Kuyucu, çocukluğunda da ayakkabı boyacılığı yapmasına rağmen daha sonra bu görevi bırakıp fabrika ve sanayi bölgelerinde çalıştı. Ancak asgari ücretle ailesinin geçimini sağlamakta sıkıntı yaşayan Kuyucu, daha iyi bir maddi getirisi olan ayakkabı boyacılığına dönmeye karar verdi. Çocuklarını daha iyi bir şekilde okutmak ve meslek sahibi yapabilmek amacıyla bu mesleğe dönüş yaptığını belirten Kuyucu, hedefine ulaştığını ancak bu uğurda kendi emeklilik hayatını feda ettiğini söyledi. 

"Ben kendimi onlara adadım" 

 Ayakkabı boyacılığından kendisine babadan kalma bir miras olduğunu aktaran Hidayet Kuyucu, bir kız bir erkek olmak üzere 2 çocuğa sahip olduğu ve tüm hayatını onlara adadığını dile getirdi. Çocukları için yapamayacağı şeyin olmadığını dile getiren Kuyucu, “İlkokula giderken de ayakkabı boyuyordum. Hala boyuyoruz. Çok işlerde çalıştık. Fabrikada da çalıştık o zamanlar çalışma şartları daha farklıydı. O zamanlar ‘Seni bir deneyelim’ derlerdi bütün angarya işleri yaptırırlardı, ‘Sen bize yaramazsın’ deyip gönderirlerdi. ‘Çalışıyorum’ deyip borca girsen, borcunu ödeyemezdin. Çok mağdur kalırdın. Sosyal hakkın olmazdı. Hiçbir güvencin olmazdı. Asgari ücretin yetersiz olması ve insanlara güvensizlik bizi bu mesleğe itti. Giriyorsun bir yere çalışıyorsun. Adam geliyor, kendi adamını sokuyor seni çıkartıyor. Teminatın yok. Bu işte karar kıldık. Uzun yıllardır bu işi yapıyoruz. Severek yapıyoruz. Kazanıyoruz ama kazanıp da artıya geçemezsin burada. Bugün bulur, bugün yersin. 2 çocuğum var. Oğlum sanat okulunu bitirdi, hava ikmalde görevli asker. Kızım hala açık öğretimde okuyor hem de çalışıyor. Ben kendimden vazgeçtim onlara adadım kendimi. Onlara güzel bir ortam, güzel bir iş imkanı sunabilmek için emekliliğimi feda ettim” şeklinde konuştu. 

"Gelecek adına Allah'a emanetiz" 

 Asgari ücretle geçimin kolay olmadığını ve ve ayakkabı boyacılığı yaparak çok daha rahat bir hayat yaşama imkanı bulduğunu dile getiren Hidayet Kuyucu, buna rağmen her meslek gibi bu mesleğin belli handikapları olduğunu ifade etti. Kuyucu, konuyla ilgili şunları kaydetti: 
“Asgari ücretle çalışarak ne ev kirası ödeyebilirsin ne de çocuğuna para verebilirsin. Yapamazsın. Tarlan, bahçen yoksa, anadan, babadan gelirin yoksa yapacak hiçbir şey yok. Çocuklarımın bugün güzel bir ortamda olması bana gurur veriyor. Boyacılıkta çalıştığın sürece ekmeğini alırsın. Buraya gelip de rızkını almayan yoktur. Ama ne zamana kadar? Elin, ayağın tuttuğu sürece. Elden ayaktan düşünce yüzüne bakan olmaz. Çalıştığımız zamanlarda çok insan gördük. Soğukta öksürerek çalışırlardı. Mecbur gelirlerdi ekmek parası için. Biz burada karda, fırtınada karları kürüyüp oturuyorduk. Herkes bize gülüyordu ‘Bu havada ayakkabı mı boyanır?’ diye. Ama biz mecbur geliyorduk ekmek parası için. Allah’ımıza şükürler olsun her zaman şükrettik. Sermayesiz, götürürüz olduğu bu işi seçtik. Gelecek adına Allah’a emanetiz, yapacak bir şey yok.”