Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözleri:

"Özbekistan Ali Meclisi'ne hitapta bulunacağım. Türkiye-Özbekistan İş Forumu'na katılacağız. 1 Mayıs'ta Buhara'yı ziyaret edeceğim. Buhara ziyaretimin anlamı büyük. Arzumuz, isteğimiz bir Buhari hadis külliyeti içerisinde en önemli eserlerden bir tanesidir. İmam Buhari adına orda bir enstitü kurmayı düşünüyoruz.

Bu ziyaretimizde uzun yıllardır kaybettiğimiz o ivmeyi yeniden kazanacağız. Onun için çok geniş bir işadamları heyetiyle bu ziyareti yapıyoruz.

Tarihi özel bağlarımızın bulunduğu Güney Kore'ye ziyaretimde 2 Mayıs'ta Başkan Moon ile görüşeceğim. Kore Cumhuriyeti bölgesinde çok önemli bir güç. Kuzey ve Güney'in bir araya geldiği bu dönemde bu ziyaretimizi gerçekleştirerek, çok anlamlı bazı öğrenmemiz gerekenleri öğreneceğiz diye düşünüyoruz.

Önde gelen Kore şirketlerinin önemli isimleriyle görüşmelerimiz olacak. Güney Kore ve Kuzey Kore liderlerinin 27 Nisan'da tarihi bir zirvede bir araya gelişmeleri, bizim de onlarla ilişkimizi zenginleştirecek diye düşünüyorum. Kalıcı barışın Kore yarımadasında tesis edilmesini diliyoruz.

(Abdullah Gül) Ben müsadelerinizi alarak bu konuyla ilgili hiçbir değerlendirme yapmayacağım. Sayın Gül değerlendirmeleri kendileri de yaptılar. Seçim meydanı herkese açıktır. Seçim meydanı da bu noktada her siyasi parti adayını belirler.

Hamdolsun anketler cumhur ittifakının açık ara önde olduğunu gösteriyor. Rakamsal bir şey vermeyeceğim. Bunu zaten sizler de görüyoruz. Cumhur ittifakı açık ara çok güzel bir yerde.

Bedelli askerlik şu anda hükümetimizin gündeminde değil. Hele gele bir tarafta Afrin bir tarafta Fırat Kalkanı varken, bu şehitlerimize saygısızlık olur. Hayırlısıyla şu seçim bitsin, başkanlık sistemine geçilsin.

İstanbul Üniversitesi niye ikiye bölünüyor. Bunun üzerrinde durmamız lazım. Öğrenci sayısı itibariyle nicelik, nitelik bunu yakalamamız lazım. İstanbul Üniversitesi'nde öğrenci sayısı 105 bine ulaşmış durumda. Burada kalite düşüyor. Biz İstanbul Üniversitesi markasını ortadan kaldırıyor muyuz? Hayır böyle bir şey yok. Önce İbn-i Sina konusu geldi, arkadaşlar müzakere ettik. Tamam İbn-i Sina'yı kaldıralım. Şimdi İstanbul Üniversitesi olacak, bir de İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi olacak.

Diyorlar ki Cerrahpaşa diye bir şey yoktu.

İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi oluyor. Öbür tarafta da İstanbul Üniversitesi olacak. 50'şer bin öğrencisi olacak. Birçok fakülte her iki üniversitede olacak. Bir tarafta İktisat Fakültesi kalmıştı. Diğer tarafta da dengeyi koruyalım dedik. Ortalama 50 bin civarında bir rakamla dengeyi kuralım dedik. Dert yine ideolojik. Her şeyde ideolojik yaklaşımdan uzak dürüst olacağız. Öğrenci sayısı itibariyle kaliteyi artıracak adım atacağız. İstanbul Üniversitesi'ne Hasdal tarafında arazi tahsis ettik. Orada asli kampüsü olacak. Önce biz Çapa'yı da düşündük. Ama Çapa'nın zaten deprem riski nedeniyle birçok binasının yıkılması gerekiyor. Zaten Beyazıt'taki bina tartışılmaz. O zaman tüm özelliğiyle ortada.

Ankara'da Gazi Üniversitesi'yle ilgili bazı spekülasyonlar var. Ama sadece bunların ikisi değil ki. İkisiyle ilgili bir tezgah dönüyor. Kimisinde sayı 80 bin, 90 bine ulaşmış. Buralarda halkın bizden talepleri var. Bu salt hükümetin bir kararı değil. Daha önce de bu konuda attığımız adım var. Konya'da Selçuk Üniversitesi'ni ikiye böldük. Hiç böyle bir ses çıkmadı. Kayseri'den bir talep var. Oradan da olumsuz bir yaklaşım yok. Hep ideolojik yaklaşım."