Hippoterapi; fiziksel, zihinsel veya duysal bozukluğu olan hasta gruplarında fonksiyonel açıdan iyileşme ve gelişme sağlamak amacıyla atın hareketlerinden yararlanan bir tedavi yöntemi olarak Türkiye’de yeni uygulanmaya başladı. Kuvvet ve dayanıklılığın yanı sıra, solunum kontrolü, duyu bütünlüğü ve dikkat isteyen becerilerin geliştirilmesinde büyük önem taşıyan at biniciliği, son yıllarda artış göstermeye başladı. Yurt dışında yaygın olarak kullanılmasına rağmen Türkiye'de fazla yaygın olmayan hippoterapi ile tedavi yöntemi, ESOGÜ Mahmudiye Atçılık Meslek Yüksek Okulu'nda (MAMYO) verilmeye başlanacak. 

"Amacımız ülkemizdeki ihtiyaç sahipleri için yeni bir yaklaşım metodu oluşturmak" 
MAMYO Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hakan Çalışkan, Türkiye’de yeni yapılacak olan bu yöntem ile hastaların iyileşme sürecinin arttırılmasının hedeflendiğini belirterek, “Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Atçılık Meslek Yüksek Okulu tesislerindeyiz. Aynı zamanda bu tesisler, ESOGÜ Hippoterapi Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin alanı. Terapi merkezinin kurulmasındaki ana amacımız ülkemizdeki ihtiyaç sahipleri için yeni bir yaklaşım metodu. Dünyada uygulanan ama Türkiye’de uygulanmayan yeni yaklaşım metodunu tanıtmak. Hayvanlarla özellikle atları kullanarak ihtiyaç sahibi bireylerin farklı yöntem ve teknikler uygulanması sonucunda rehabilite edilmesi, sağlık açısından da belirli bir iyileşme sürecinin gerçekleşmesini görmek ve bunları tanıtmak istemiştik. Atlı terapide uzman personele ihtiyaç var. Terapiyi atla uygulayan bir terapi antrenörüne aynı zamanda da ihtiyaç sahibi bireyin gelişimini kontrol eden, onun için bir program hazırlayıp, atın üzerinde uygulayabilecek sağlık lisansiyerlerine ihtiyaç var. Uzun zaman bekledik ama BEBKA’nın desteklediği, Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğümüzün yürütmekte olduğu bir proje tamamlanmak üzere. Önümüzdeki günlerde gönderilecek olan doktorlarımız, fizik tedavi uzmanlarımız ve psikologlarımızdan oluşan bir grubumuz burada atlı terapi eğitimi alacaklar. Önümüzde ki haziran ayında artık bütün anlamda personelimizi yetiştirmiş olacağız ve burada ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızı kabul edeceğiz“ ifadelerini kullandı. 

 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Atçılık Meslek Yüksek Okulu öğrencisi Sıla Çağlaşan ise, atların insanlara çok iyi geldiğini söyleyerek, “Buraya gelmeden önce atlarla hiçbir bağım yoktu. İlk defa atlarla burada temas kurdum, ama sanki önceden beri temas kurmuşum gibi hissettim. Atın üzerine çıkmak ayrı bir şey. Bilmiyorum ama atlar bana çok iyi geliyor, sakinleştiriyor. Ayrıca çok iyi hissettiriyor. Mutlu ediyor. Terapinin yapılması lazım“ dedi.