- Eskişehir Ticaret Odası Başkan adayısınız, üyelerden gelen tepkiler nasıl ve sizce bu seçimlere katılım nasıl olacak?

Aylardır sahadayız ve Ticaret Odamızın üyelerinin büyük bölümüne ulaşmayı başardık. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki üyelerimiz seçimleri çok önemsiyor, adayları yakından izliyor,  ne yapmaları gerektiğini gayet iyi biliyorlar.  Odaların seçim süreci Eskişehir’de sadece ilgili odaların üyeleri tarafından değil, kent kamuoyunun geneli tarafından yakından takip ediliyor. Dolayısıyla bunun sandığa da yansıyacağını, seçime katılımın yüksek olacağını düşünüyorum.

- Sizce Ticaret Odası’nın siyasete bakışı nasıl ve siz seçildiğinizde odanın siyasete yaklaşımı nasıl olacak?

Bugünkü mevcut yönetimin siyasete bakışıyla ilgili bir şey söyleyemem. Ancak bizden sonra nasıl bir yol izleneceğini anlatabilirim. Şahsen Eskişehir Ticaret Odası gibi kurumların, siyaset dışı olması gerektiğine inanıyorum. Her siyasi görüşten insanımızı çatısı altında barındıran ETO, bu haliyle herhangi bir siyasi partiyle değil, tüm partilerle aynı mesafede olmalı. Ancak bu siyasi partilerden, siyasetçilerden uzak durulması anlamına gelmemeli. Çünkü gerek yerel yönetimlerle, gerekse merkezi idareyle ilgili sayısız işimiz var ve bu işleri ancak siyasilerle kuracağımız güçlü diyalogla halledebiliriz.

- Yeni yapılan Fuar ve Kongre Merkezi konusunda projeleriniz nelerdir, Eskişehir'e katkıları ne olacak?

Bizim Fuar ve Kongre Merkezi Projesi’yle ilgili düşüncemiz belli. Üyemizin dişinden tırnağından arttırarak ödediği aidatlarla böyle bir merkezin yapılmasına gerek var mıydı, ‘hayır’, bu merkez öncelikli ihtiyaç mıydı, ‘değildi’, getirisi götürüsünü karşılayacak mı ‘karşılamayacak’… Sorunuza gelecek olursak; göreve gelirsek Fuar ve Kongre merkezi olarak inşaa edilen binamızı da amacına uygun olarak en iyi şekilde işletmeye gayret göstereceğiz. Ancak fuara yatırımın doğru olmadığının bir kez daha altını çiziyorum. 90 milyon liraya mal olacak fuar alanının ticaret erbabına kazandıracağı bir şey yok. Senede 2-3 tane fuar yapacaklar, bir fuarın getirisi en fazla 300 bin lira. Türkiye ortalaması 125 bin lira. Fuar yerine teknoloji üniversitesi yapılsaydı, kente gelecek 5 bin öğrenci, tüm esnafa kazandıracaktı. Vakıf üniversitesinde okuyan bir öğrenci ayda ortalama yaklaşık 2 bin lira para harcar. Gelen ailelerin ve öğretim görevlilerinin getirisi hariç, 5 bin öğrencilik bir vakıf üniversitesinin kente katkısı ayda 10 milyon, senede 120 milyon lira olacaktır.

Fuarın ekonomiye katkısı ‘yıllık 600 milyon lira olacak’ diyorlar. Fuara gelen kişi sayısını neyle çarparsanız çarpın, yılda ekonomiye en fazla 2-3 milyon para girdisi olur. Kaldı ki TOBB kayıtlarına da bakılabilir; ülkemizde fuarcılığın yüzde 82’si İstanbul, Ankara, İzmir gibi mega kentlerin de bulunduğu 8 büyük şehirde yapılıyor. Bu 8 şehrin ortak özellikleri, hava alanlarının bulunması ve sanayilerinin çok gelişmiş olması.

- "Üyelerimize ücretsiz danışmanlık hizmeti vereceğiz reklamını biz üstleneceğiz” açıklamanız var. Bununla ilgili detayları anlatır mısınız?

Biz şunu diyoruz; bu kuruma aidat ödeyen her bir üye, verdiği paranın karşılığını görmeli, o parayı helal etmeli. Üyemizin o paranın karşılığını görmesi için de ne yapılması gerekiyorsa onu yapacağız. Çalışmalarımızdan biri de bahsettiğiniz reklam desteği. Bugün işletmeler için reklam, pazarlamanın en önemli ayağı. Biz de ETO’nun bu konudaki tüm imkânlarını üyelerimiz için seferber edecek, onların reklamlarını üstleneceğiz.  Evet; üyelerimizin ürünlerinin ve firmalarının tanıtımını biz yapacağız. Bunun için ETO’nun dergisi, web sitesi, sosyal medya hesapları, dâhil tüm mecraları kullanacağız, ETO çatısı altındaki üyelerimizin kim ne iş yapıyor, hangi mal ve hizmet üretiyor, bunları bilmesini sağlayacağız.

- Herhangi bir iş fikri olan girişimciyle oda basit olarak nasıl bir işbirliği yapabilir? Bir fikrim var diyen sade vatandaşın fikrinin güvenle geliştirilip işe dönüşmesi için planınız var mı?

Şunu unutmayalım, birçok başarılı girişimin hikâyesinde girişimcisinin başarısız denemeleri vardır. Biz de girişimci ruhlu olmamıza rağmen maalesef bunu hayata geçirmeyi başaramayan bir milletiz. ETO yeni dönemde girişimci ruhlu, parlak fikirleri olan herkese kapılarını açacak. Bu sadece iş ile ilgili bir fikir olmayabilir. Şehrimizle ilgili, Odamızla ilgili bir fikir, görüş, öneri olabilir. Çalışmalarımız arasında yer alan “Seni Dinliyorum Projesi” bu düşünceden hareketle hazırlandı. Üyelerimizin mesleki, sektörel şikâyet ve sorunlarını çözmeye gayret gösterirken, oluşturacağımız ETO Proje Havuzu’nda vatandaşlarımızdan her iş fikirlerini, kent adına yapılmasını istedikleri çalışmaları toplayacak; bu dilek, talep ve fikirleri ilgili kurum ve kuruluşların işbirliğiyle yaşama geçirmeye özen göstereceğiz.

-KOSGEB ve benzeri desteklerle işyeri açan üyelerinizin ayakta kalabilmeleri için ne gibi çalışmalar düşünüyorsunuz?

Sadece KOSGEB veya benzeri kuruluşların desteğiyle açılan işyerlerinin değil, hiçbir işletmemizin kapısına kilit vurulmaması öncelikli hedefimiz olacak. Bir işletme kolay kurulmuyor, kepenk kapatması da o kadar kolay olmamalı. Büyüklüğü ne olursa olsun her bir dükkânın, atölyenin, şirketin bu şehre, bu ülkeye, ekonomiye, istihdama katkısı var. Bu işletleremizin ayakta kalması noktasında Odamızın tüm olanaklarını kullanacağız.

- Eskişehir ülkemizin en çok nakite sahip 17. şehri olmasına rağmen ticaretin belli sektörlere sıkışıp kalması nedendir? Mesela sadece eğlence, yeme-içme, inşaat sektörlerinde ticaret gelişmiş durumda. Bu konuda ciddi bir projeniz var mı?

Şehrimiz sosyo-ekonomik gelişmişlik açısından ülkemizin önemli kentleri arasında. Ekonomimizin yüzde 60’ı hizmetler, yüzde 30’u sanayi, yüzde 10’u ise tarım sektöründen oluşuyor. Sizin de ifade ettiğiniz gibi yiyecek-içecek, inşaat; yanısıra perakende ticaret, kara taşımacılığı gibi hizmetler başlıca faaliyet gruplarımız. Kuşkusuz eğlence ve yeme içme sektörlerinin bu denli ön planda olmasında Eskişehir’in kısmen de olsa öğrenci ve turizm şehri olmasının payı var. Ancak coğrafi konumu, ulaşım imkânları, yüksek kent ve yaşam kalitesiyle Eskişehir, daha fazla yatırımı hak eden bir şehir. Biz öteden beri şehrimizde sektörel çeşitliliğin arttırılması, yeni yatırımlarla yeni sektörlerin yaratılması gerektiğini savunuyor ve bu yönde attığımız adımları, göreve geldiğimizde sıklaştıracağımızı ifade ediyoruz.

- Mesela bir üye uzaktan sicil veya benzeri bir evrağı online talep etse, oda da e-imzayla hazırlanmış evrağı mail yoluyla iletse gibi bir talep var. Oda hizmetleri için teknoloji kullanımının gelişmesi için ne planlıyorsunuz?

Zaman; teknolojinin, zamana karşı yarışın, vakitten tasarruf etmenin zamanı. Zamana, teknolojiye ayak uydurumaz iseniz yok olup gidersiniz. Teknolojiye ve zamana önce ETO gibi gibi kurumlar ayak uydurmalı.  Siz online olarak yapabileceğiniz işlemleri, üyenizi ayağınıza getirerek yaptırıyorsanız, onun hem zamanını, hem parasını boş yere harcatıyorsunuz demektir. Kıymetli üyelerimiz bize ETO Yönetimi’ni emanet ederlerse, biz evrak temini konusunda büyük kolaylık sağlayacağız. İsteyen üyemiz ihtiyaç duyduğu evrağı bir tıkla online alabilecek, bilgisayar hakimiyeti olmayan üyelerimiz ise ücretsiz kurye hizmetiyle evrağını temin edebilecek. Böylece üyelerimiz hem zamandan, hem paradan tasarruf edecek.   

 -Oda üyelerinden alınan aidatlar ve evrak bedellerinde indirim düşünüyor musunuz? Piyasada durum ne olursa olsun aidat ödemek zorunda olan özellikle küçük işletmelere dair bir programınız var mı?

 Aidatlar, kanunların ve TOBB’un kuralları dâhilinde alınması zorunlu olan ücretler. Bunda sorun yok. Sorun; toplanan o aidatların nerede ve nasıl kullanıldığı, üyeye fayda sağlayıp sağlamadığı… Bizim dönemimizde de aidatlar olacak. Ancak biz bu aidatların tek bir kuruşunu dahi heder etmeyeceğiz, üyelerimizin ticaretinin, sosyal ve kültürel yaşamlarının gelişmesi için kullanacağız. Biz üyeye kredi olarak kullandırılabilecek bir parayla hiçbir getirisi olmayan yatırımlar yapmayacağız. Biz üyeye can simidi olabilecek bir parayla gereksiz organizasyonlar düzenlemeyeceğiz. Biz aidat toplayacağız, topladığımız parayı yine üyeye hizmet olarak ulaştıracağız. Aidat dışında kalan evrak bedelleri ise tamamen ÜCRETSİZ olacak.

 -Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Eskişehir Ticaret Odası’nın tüm değerli üyelerine seslenmek istiyorum; ETO’nun varlık nedeni sizlersiniz. İşinizin büyüklüğü, sermayenizin miktarı, çalıştırdığınız kişi sayısı bizim için önemli değil. Bizim için bu çatı altındaki tüm üyeler önemli, ayrıcalıklı. ETO’da Allah nasip eder de bizlere görev düşerse, sizlere ETO Üyesi olmanın ayrıcalığını hissettirmek için var gücümüzle çalışacağız. ETO’yu küçük mutlu bir azınlığın değil, tüm üyelerin kucaklandığı, saygı ve ilgi gördüğü, derdine derman bulduğu, sıkıntısının çözüldüğü bir Oda haline getireceğiz. Aylardır sahadayız. Gitmediğimiz bölge, ulaşmadığımız insan neredeyse kalmadı. Derdinizi de, sıkıntınızı da, beklentilerinizi de çok iyi biliyorum. Bunları çözme noktasında görev ve yetki istiyor, görev ve yetki için de önce sizlerin oyunuza, sandığınıza sahip çıkmasını rica ediyorum. Her fırsatta söylediğimiz gibi, ‘Değişim Seninle Başlar.’ ETO’da değişim, üyelerimizin kararlarıyla başlayacak. Tüm okurlarınıza ve üyelerimize sevgi ve saygılarımı iletiyor, değerli sayfalarınızda bizlere yer verdiğiniz için şükranlarımı sunuyorum.