Bakan Soylu spekülatif gelişmeleri anlatırken , TİM komutanının ise deneyimli bir isim olduğunu belirtti.

 

İşte Süleyman Soylu'nun donarak şehit olan askerlerimize ilişkin anlattıkları:

  "Tunceli'ye terörist grubunu intikal ettirmeye çalışıldığı istihbarat birimlerince haber alındı. Jandarmamız 1 Ekim'den itibaren 21 tim ile operasyona başladı. Şehitlerimiz de bu timlerden 12 kişilik timlerin içerisinde bulunuyordu. Operasyon bölgesi 2300 rakımda. Karayolu ulaşımı olmayan, ağaçlık veya başka bir sığınma yeri bulunmayan zorlu bir bölgedir. 

   Timlerin bölgeye bırakılmasından sonra hava şartları aniden ağırlaştı. Hava şartları kötüleşip, tipi bastırınca 26 Ekim'de timlerin geri çekilmesi konusunda komutanlar talimat veriyor. Bölgeye defaatle denenmesine rağmen, ki aynı aynı helikopter pilotu denemesine rağmen; 2-3-4-5 tipi nedeniyle oraya inemedi. 

  Arkadaşlarımız terörist saldırısına ve EYP riskine rağmen, yaya olarak bölgeye intikal etmeye çalıştılar. Ve 26 Ekim'de güçlükle time ulaşan personelimiz tarafından hipotermi geçiren iki evladımıza müdahale yapıldı.

  Elbette evlatlar alındıktan sonra, evlatlarımızın şehit olduğu değerlendirmiş, askerimiz, nabzının attığını fark edince elinde geleni yapmıştır. Bir askerimiz helikopterde diğeri ise hastanede şehadete ermiştir. 

Şehit olan askerlerin üzerindeki giysi ve ekipman, Jandarma Genel Komutanlığının kullandığı dünya standartlarında, ağır kış şartları için özel olarak üretilmiş ekipmanlardır. Ağır kış şartları için özel üretilmiş ekipmanlardır. Ne teçhizat eksiğimiz ne hazırlıksız gitmemiz söz konusudur.

Arkadaşlarımız telsiz iletişimi hiç kesilmedi. Hipotermi dediğimiz olay her insanda aynı koşullarda etki göstermeyebiliyor. Hem tipi, hem aşırı bir yağmura maruz kalıyorlar. Tipi kahramanlarımızı zor koşullar altında bırakıyor.


Oradaki tim komutanı, Karadeniz'deki operasyonlardan geldi. Her meseleyi kendi anlayışlarının devam etmesi için ortaya koyan, terörle mücadele gibi bir milli meselede 'Acaba ne yapabilirim' diyen bir güruh söz konusu.

Bu olayla ilgili sorumluluğumuzu hissediyoruz. Ben Bakan olarak ve en alt birimdeki arkadaşlarımıza kadar hepimiz sorumluyuz. Bu sorumluluğumuzu aynı şekilde devam ettiriyoruz. Hemen müfettişlerimizi görevlendirdik. Onlar gerekli inceleme ve soruşturmaları yapacaklar."