Yurdagül Orman - Eskişehir Haber

Çocuk istismarı vakaları ülkemizde son 10 yılda 7 kat arttı. Özellikle son yaşanan çocuk istismarı olaylarından sonra partiler, sivil toplum kuruluşları, dernekler ve daha bir çok kurum, kuruluş bir bu konuda sessiz kalmadı. Ülkenin pek çok şehrinde özellikle kadınlar bir araya gelerek eylemler düzenleyerek, hem çocukların sesleri oldu hem de cinsel istismara karşı duruş sergiledi. Eskişehir’deki siyasi partilerin çoğu da bu konuda sessiz kalmadı ve basın duyurularında istismara karşı bir tavır gösterdi. Hükümetten de bu konuda bir mesaj geldi ve cinsel istismara, çocuk istismarına karşı “kimyasal hadım” cezasının getirilebileceği ifade edildi. Bizde Eskişehir Haber olarak CHP ve SP Kadın Kolları teşkilatlarının bu konudaki düşüncelerini sorduk. Eskişehir CHP İl Kadın Kolları Başkanı Aysun Doğramacı, kadın ve çocuk istismarının sonlanması için kadınlar ile birlikte hareket etmenin önemini vurgulayarak, “Çocuk istismarı hiçbir zaman onaylanacak bir tavır değil, karşısında durulması gereken bir tavır olduğunu ve bunda özellikle kadınlar, anneler olarak hem kadınların şiddetine karşı hem de çocuk istismarına bir karşı duruşumuz ve söylemimiz var. Bu anlamda çocuk istismarına son verilmesi için biz kadınların el birliği içerisinde her daim bilinçlendirme çabasında ve hani hem kadınları hem erkekleri, bütün insanları bilinçlendirmemiz için bu haykırışın sürekli olarak dile getirilmesi gerektiğini düşünüyor ve istiyorum.” dedi.

“Hadım, farklı bir ceza tercihi”

Hükümet tarafından ortaya atılan teklifte, istismarcı ve tecavüzcüler için Adalet Bakanı Abdülhamit Gül yaptığı bir açıklamada; “Mahkeme kararıyla, infaz süresince, kimyasallarla cinsel isteği azaltma ve ortadan kaldırma konusunu birkaç gün içinde yürürlüğe koyma hususunda irademiz var.” demiş ve “kimyasal hadım“ konusu gündeme gelmişti. Eskişehir CHP İl Kadın Kolları Başkanı Doğramacı bu için,“Bu çok farklı bir konu, tabi ki istismar bir insanlık suçu, kimyasal ilgili konu da, cezai yaptırımlar hükümetin alacağı kararlar, ama çocuk istismarcıların ya da tacizcilerin hiç fark etmez herkesin insanlık hakları var. Tabi ki çok ağır cezalar getirilmeli, insanlar cezalardan da bu anlamda korkmalı, çekinmeli ve yanlış olduğunu ceza ile değil aslında sosyal toplum bilinci ile bunun yanlış olduğunun farkına varmalı cezadan korkmaktan ziyade. O yüzden hadım çok farklı bir ceza tercihi. Bir kadın olarak da böyle bir şeyin, idamın da caydırıcı olacağını düşünmüyorum çünkü yaşam hakkı herkesin gerçek hakkıdır.”açıklamasında bulundu.

“Kimyasal hadım halkı oyalamaktan öteye geçmez”

Eskişehir SP İl Kadın Kolları Başkanı Fehime Saran, cinsel istismar konusunda öncelikle en ağır cezanın verilmesi gerektiğini, bir diğer yandan da vicdani, ruhani iyileştirmenin de sağlanması gerektiğini belirterek çocuk istismarına karşı getirilebilir ceza olan “kimyasal hadım” hakkında şunları dile getirdi: “Ne yazık ki taciz, istismar gittikçe artıyor. Saadet Partisi olarak ilerleyen günlerde de bu konuya değineceğiz inşallah. Kimyasal hadım halkı oyalamaktan öteye geçmez. Çünkü bunu bir neticeye ulaştırmak insanlara belirli kesimlere ancak bu yapılabilecek. Peki bunu yapmamış ama bu duyguyu içinde bulunduranlar ne olacak. Nereden tespit edilecek onlar? Yeterli bir ceza, caydırıcı bir ceza verildiği takdirde insanlar ancak bu olaydan vazgeçerler. Çünkü bizim eksenimiz sadece Dünya değil onunla birlikte ahrette. Biz biliyoruz ki Dünya üzerinde yapılan suçlardan ve güzelliklerden ahirette muhakkak ki görülecektir. İnsanlarımızdaki bu duygu artık yozlaştığı için, yapmış oldukları hatalardan sadece Dünya’daki hapis cezası veya uzaklaştırma, ya da işte kimyasal hadım gibi bir konu gündeme geliyor, sadece bununla kendisinin cezalandırılacağını düşünüyor. Halbuki bunun sadece yaşamda değil ahirette de cezasının olduğu düşüncesi kalplerine yerleştirilse, insanlar bu kötü duygulardan zaten uzaklaştırılmış olacak. Ama bu duyguya varana kadar da ilk önce onlara yaptırım gerekiyor, en ağır ceza ne ise, ilk önce o verilmeli, insanları hapse koyduktan sonra birilerinin şişlemesini beklemeyelim.”