11 kişi yaşamını yitirdiği, 44 de kişinin de yaralandığı kazanın çok hızlı bir şekilde geliştiğini belirten Ayşe Yıldırım, kazanın saat 04.00 sıralarında gerçekleştiğini söyledi. Mola yerinden ayrıldıktan kısa bir süre sonra olayın gerçekleştiğini aktaran Yıldırım, "Mola yerinden ayrıldık biz. Yarım saat sonra oldu. Köpek çıkmasıyla alakası yok. Araba sendeledi. Çarptı. Bildiğiniz uyudu şoför. Köpek çıksa kornaya basılır, fren yapılır. Hiçbiri yok. Bildiğiniz çarptık bir yere aniden. Saniyelik bir şeydi" şeklinde konuştu.

"Kesinlikle şoför uyudu"
Otobüsten yaralı olarak kurtulan Nilgün Sarıkaya ise olay esnasında şoförün uyuduğunu iddia etti. Kaza esnasında herhangi bir fren sesi duymadıklarını ifade eden Sarıkaya, "Biz dört arkadaştık. Uyanıktık o esnada. Sessizdi otobüsün içi. Ne bir fren oldu ne bağırma sesi. Birden girdik. Kayma da olmadı. Buzlanma yoktu. Araç kullandığımız için bunu bilebiliyoruz. Kesinlikle şoför uyudu. Ben en başından beri uyudu dedim polislere, herkese" dedi.

"Mahşer yeri gibiydi"
Olayın çok kısa sürede geliştiğini ve sürüklendiklerini hatırladığını aktaran Perihan Demetgül ise, kazayla ilgili şunları kaydetti:
"Düz yolda giderken soldan taraftan, sağa birden sürüklendiğimizi hatırlıyorum. Zaten saniye değil saniselik bir olaydı. Her yer mahşer yeri gibiydi. Böyle bir şey yoktu"

"Bizi kuzenim aradı"
Kazada 4 yakınını kaybeden 7 yakını da yaralı olarak kurtulan Selçuk Mart, "Biz bu sabah 04.10'da bir telefon aldık. Uykumuzdan uyandık. Arayan kuzenimizdi. Kaza olduğunu dizinin sıkıştığını ve acilen gelmemiz gerektiğini söyledi. Toplam 11 yakınımız araçtaydı. Bunun 4’ü vefat etti. Geriye kalan 7’si yaralı. Üç hastanede ayrı ayrı yatıyorlar. Kaza yerine gittik, inceledik. Kaza yerinde herhangi bir fren izi yoktu. Herhangi bir buzlanma belirtisi yoktu. Kaza çok açık bir şekilde ya şoför hatası ya da başka bir şey. Kesinlikle hiçbir titreme olmadığını, hiçbir kayma olmadığını söylediler. Sadece en başta sağdaki ağaçlara çarpmaya başladıklarını ve sonra bir ağaca kitlendiklerinden bahsettiler. Hepsi akrabamız. Eşimin teyzeleri vardı. Kuzenleri vardı. Kuzenlerimizin çocukları vardı. Bir tanesi tıp fakültesine girmeyi planlıyordu" dedi.

"Firmanın önlem alması gerekirdi, hepimiz şikayetçiyiz"
Mahkemeye gitme kararı aldıklarını ifade eden Selçuk Mart, "Sonuna kadar arkasında duracağız. Hepimiz şikayetçiyiz. Sonuç olarak firmanın önlemini alması gerekiyordu. Otobüsü süren, firmanın sahibinin kardeşiymiş. Zaten bu şunu gösteriyor, hiçbir denetimden geçmemiş. Alkol alıp almadığı, uykusuz olup, olmadığı bilinmiyor. Kesinlikle yüzde yüz ihmal. 3 şeritli yol, ışıklandırma dört dörtlük yapılmış. Buzlanma yok. Yol bomboş. Orada kaza yapmak, çok açık insan hatası. Tur servislerinin ciddi anlamda denetlenmesini istiyoruz. Özellikle gece yola çıkıyorlarsa. Madde kullanıyor mu, uykusunu almış mı, bunları kontrol etmek lazım. Çift şoför olması lazım. Tur şirketinden buraya gelen yok" şeklinde konuştu.