1990 yılından beri Türkiye’nin birçok yerinde hizmet veren Tüm Bel Sen, Eskişehir’de de aktif olarak, yapılanmasını sürdürüyor. Tüm Bel Sen’in Eskişehir yapılanmasının başında,  Başkan Ergün uzun yer alıyor. 29 yıldır sendikacılık ile uğraşan, Tüm Bel Sen’in kurucu üyelerinden Ergün Uzun ile Tüm Bel Sen’in hem genel amacı hem Eskişehir’deki faaliyetleri hem de Eskişehir yerel yönetiminin sendikaya destek verip vermemesi üzerine sohbet ettik.

Tüm Bel Sen’in kuruluş amacı ve faaliyetlerinden söz eder misiniz?

Sendikamız 1989 yılında kurulmuş olup, Türkiye’de 1980 sonrası kurulan ilk kamu emekçileri sendikasıdır. 1618 kurucu üyesi vardır ve Türkiye’de ilklerin sendikası olan Tüm Bel Sen Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, ilk toplu sözleşmeyi imzalamıştır. 1993 yılında o günkü adıyla Gaziantep Belediyesi toplu sözleşmeye imza atmıştır. Bu sözleşme Avrupa İnsan Hakları mahkemesine gitmiştir. AİH büyük jürisi, 2008 yılında Türkiye’de toplu sözleşme yapılabileceğine kanaat getirmiştir. Türkiye’nin toplu sözleşme yapmaması nedeniyle de ülkemize mahkumiyet kararı vermiştir.

Biz Tüm Bel Sen olarak Edirne’den Kars’a örgütlü bir sendikayız. 43 şubemiz, 16 temsilciliğimiz var. Türkiye’nin yaklaşık her iki ilinden birinde şubemiz bulunuyor. Bölge sendikacılığı yapmıyoruz. Edirne’den Kars’a, Trabzon’dan Antalya’ya şubemiz var. Tüzüğümüzün birinci maddesinde belirtildiği üzere, dil, din, ırk ve mezhep ayrımcılığı yapmadan, herkesin haklarını savunarak sendikacılık yapmak istiyoruz. Eskişehir’deki yetkili sendikayız. Eskişehir’de yaklaşık bin 300 üyemiz bulunuyor. Eskişehir’de ilk toplu sözleşmemizi, Bozan Belediyesi ile gerçekleştirdik. Aynı zamanda Eskişehir’de tek toplu sözleşme yapan sendikayız. Ulaşabildiğimiz kadar üyelerimize ulaşmaya çalışıyoruz. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde, 1 Mayıs Emekçinin Bayramında alanlarda oluyoruz. Dayanışma kültürü içerisinde, belediye başkanlarımızın, üyelerimizin katıldığı piknikler düzenliyoruz. Tiyatro sezonu açıldığında, tiyatro etkinlikleri yapabiliyoruz. Bu konuda da Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. Üyelerimiz, ücretsiz olarak tiyatroya gidebiliyor.

Sendikanızın yaşadığı sorunlara değinir misiniz?

Elbette, sorunlarımız bitmiyor. Bu sorunlar için sendikamızda çalışan ve tamamına ücretsiz hizmet veren, donanımlı avukatlarımız var. Hukusal sorunlarımızı bu şekilde hallediyoruz. Yapmış olduğumuz toplu sözleşmeler sayesinde, üyelerimiz en yüksek memur taban aylığının yüzde yüzünden faydalanarak, bin 50 TL maaşlarına ek sosyal hizmet almaktadırlar. Yine belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum, 2018 – 2019 yılındaki ulaşım yardımlarından, zabıta ve itfaiyecilerin yanı sıra sivil arkadaşlarımızın da yararlanmasına yardımcı oldular.

Yerelde çalışan emekçiler için yönetimden beklentileriniz neler?

İktidarın 24 Haziran seçimleri öncesi 3600 ek sözleşmesi ile verdiği sözü, yereldeki itfaiyeci ve zabıta arkadaşlarımız, kamu emekçisi arkadaşlarımız için de verilmesini istiyoruz. Çünkü yerelde çalışan emekçi arkadaşlarımızın hiçbirisi, öğretmenlerden, sağlık emekçilerinden ya da cami imamlarından daha az çalışmıyor. Arkadaşlarımız adına bu yüzden bunu istiyoruz.

Yerel yönetimin size verdiği destek hakkında neler söylersiniz?

Profesyonel sendikacılık yapmak zor, iş vereninize bağlı olmanız gerekiyor. ama bu konuda hakkını yiyemem, bizim belediye başkanlarımız bu konuda mükemmeller. Bizim ne hakkımız varsa tamamını verdiler. Tam bir sosyal demokrat belediyecilik örneğini göstererek, başta Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a teşekkür ediyorum. Hepsi bizim bütün alacaklarımızı haklarımızı, bazen belediyelerine malzeme alamamalarına rağmen verdiler. Bu yüzden hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.