Kamuoyu ve yaralı yakınları tarafından yöneltilen ‘Tur şirketlerinin denetimini kimler yapıyor’ sorusunun cevabını, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Eskişehir Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Hüseyin Kutlu Özekçin verdi.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin 1618 Sayılı Yasa ile devlet tarafından kurulduğunu belirten Hüseyin Kutlu Özekçin, birliğe üye olmayan acentaların iş yapamayacaklarını ifade etti.


Yönetmelikte tur şirketlerinin denetleme koşullarının açık bir şekilde belirtildiğini vurgulayan Başkan Özekçin, denetimin birçok kurum tarafından gerçekleştiğini ifade etti. Özekçin, “Tur şirketlerinin denetimi birçok kurum tarafından gerçekleştiriliyor. Denetim şu şekilde oluyor; Turizm Bakanlığı Eskişehir İl Müdürlüğünden, Maliye Bakanlığı İl Defterdarlığından, İl Emniyet Müdürlüğünden, TÜRSAB’dan ve Türkiye Rehberler Odası’ndan birer görevli ile her türlü denetimi yapıyoruz. Örneğin çıkış denetiminde şehrimizden çıkan acentalara ait araçları denetleyebiliyoruz. Ayrıca, şehrimize giriş yapanları aynı şekilde denetleyebiliyoruz. Böyle bir denetim mekanizmamız var. Yönetmeliğimizde nelere dikkat etmemiz gerektiği belli zaten. Böyle turlarda denetim esnasında bakacağımız şeyler şunlar; Acenta belgesi var mı, TÜRSAB’a bağlı mı, araçta müşteri listesi var mı, görevli olan transfer elemanı var mı, rehber bulunuyor mu, araç ile acenta arasında sözleşme yapılmış mı gibi birtakım koşulları arıyoruz” şeklinde konuştu.


Tur şirketlerinden seyahat satın alacak vatandaşların da dikkatli olması gerektiğini belirten Hüseyin Kutlu Özekçin, satın alınan turun iyi incelenmesi gerektiğini ifade etti. Özekçin, “Tur şirketlerinden seyahat satın alacak olan vatandaşlarımızın dikkatli olması gerekiyor. Bir kere gideceğiniz işletmenin TÜRSAB’a bağlı bir acenta olup olmadığına dikkat etmeniz lazım. İşletme girişinde Turizm Bakanlığından verilen seyahat acentası plaketi yer alır. Yine bakanlıktan onaylı işletme belgesi bulunur. Bunların olup olmadığına bakılmalı. Ayrıca vatandaşın gideceği turun programını iyi incelemesi gerekir. Turun nereye hangi konaklamalarla düzenlendiğini ve tur boyunca neler yapılacağını bilmek gerekir. Ek olarak otobüsün kaç model olduğuna kadar detayları incelemek faydalıdır. Tüm bunlar vatandaşa uyuyorsa kaydını yaptırmalıdır. Yolcuların denetleyebileceği durumlar bunlar, bu aşamadan sonrası da tabii ki çok önemli. Örneğin şehrimizde yaşanan son kazada bu saydığımız şeyler belki kontrol edilmiş ve çıkış çok muntazam olmuştur ama bir şoförün hatası koca otobüsü yok etmiştir. Bu bizim elimizde olan bir şey değil. Yani eksiklik gediklik değil, burada bir hata var” dedi.

Araçlar D2 belgesine sahip olmalı
Turistik amaçlı kullanılan otobüslerin D2 belgesine sahip olması gerektiğini dile getiren Hüseyin Kutlu Özekçin, konuyla alakalı şunları kaydetti:
“Araç sahibi ve turizm acentası arasında anlaşma yapılabilmesi için D2 belgeli otobüs olması gerekiyor. D2 belgeli araçlar sadece turistik amaçlı kullanılan otobüslerdir. Buna dikkat edilmesi lazım. Acenta otobüs üzerinden sözleşme imzalarken şoförün de ikinci kişi olarak anlaşmaya imza atması gerekir. Bu konu özellikle acentalarımız açısından çok önemli.”