Dünya tarihinin gördüğü en büyük zaferlerden biri olan 30 Ağustos Başkomutanlık
Meydan Muharebesi’nin 96’ncı yılını kutluyoruz.
Ulusumuza kutlu olsun.

Ağustos, Türk tarihinin dönüm noktalarının yaşandığı bir aydır. Anadolu’nun kapıları yine bir Ağustos günü, 26 Ağustos 1071’de Alparslan sayesinde Türklere açılmıştı. Sakarya Meydan Muharebesi yine Ağustos ayında başlamış, Eylül ayında zaferimizle noktalanmıştır.

30 Ağustos 1922’de başlayıp, düşmanın 9 Eylül’de İzmir’de denize dökülmesiyle son bulan Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşımızın cephelerdeki son hamlesidir. Düşman güçlerin Anadolu’dan çıkarılmasıyla birlikte genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş aşamasına geçilmiş, cephelerde kazanılan savaş, bu sefer diplomasi alanında sürmüştür. Lozan Antlaşmasından sonra tüm dünyanın tanıdığı Cumhuriyetimiz, Atatürk’ün önderliğinde bizi bugünlere kadar getirmiştir.

İşte o Cumhuriyet artık bize emanettir. Bizler onu, teslim aldığımız gibi güçlü, vakur ve aydınlık bir şekilde gelecek nesillere teslim etmeliyiz. Bunun için de, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinde söylediği gibi, muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.

Bu vesileyle,
30 Ağustos Zafer Bayramımızı bir kez daha kutlarken, başta Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile kanını ve canını bu vatan için düşünmeden vermiş tüm şehitlerimizi minnetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.

                                                              PROF. DR. YILMAZ BÜYÜKERŞEN