gulserensenyuzlu @ gmail.com

Ne oluyor bize, neden öfke kontrolümüzü yapamıyoruz.

Neden insan yaşamı bu kadar değersiz…

Savaşta bile bu kadar insan kaybı olmazken trafik terörünün aldığı bu kadar canın hesabını kim verecek.

Dün akşam televizyon ekranlarında bir tır şoförünün öfkeyle neler yaptığını izledik. Bu trafik canavarlarına nasıl dur diyeceğiz?

Eğitim her şeyin başı…

Ehliyet kolay verilmemeli adaylara. Torpil olmamalı. Ehliyet verim sistemi yeniden gözden geçirilmeli.

Sağlık kontrolünden geçerken baştan savma değil, gerçekten sınanmalı  adaylar,hele de psikolojik eğitime daha çok önem verilmeli.

Yazdıklarımı okurken şöyle denildiğini duyar giyim. Bu kadar zorlaştırmayın sınavı lütfen, hatta trafik kitabını çalışmasak da olur, biz zaten trafikle ilgili her şeyi biliyoruz. Kitabı okusak ne olacak. Hatta sınavda yanıtlar da bize veriliverse iyi olur. Direksiyonla ilgili çalışmalara katılmadan da ehliyet alabilmeliyim; zaten ben yaşım dolmadan başladım araç kullanmaya.

Her alanda olduğu gibi ehliyet alırken de genelde küçük yerleri tercih etmeye işin kolayına kaçmaya çalışıyoruz. Ve sonuç… 365 günde 3530 kişi…

Yitirdiklerimiz bizim canlarımız, kaybettiklerimize üzülmüyor muyuz?

Balıkesir -Savaştepe yolundan geliyorum bu yaz sonu, önümdeki araç çıkacak mı çıkmayacak mı anlayamadım ve kendimi de karşımdakini de korumak amacıyla korna çaldım: “ Geliyorum, lütfen çıkmayın.” mesajı vererek.

Sen misin uyaran, beyaz araç adeta şaha kalktı… Hızla geldi sol yanımda yerini aldı, içinde çocuğum yaşında iki delikanlı. İkisi de bana bakıyor ve aracı kullanan durmaksızın korna çalıyor. Bir süre yan yana devam ettikten sonra benden hiçbir tepki görmedikleri için öne geçtiler. Tam gittiler, şükür Allah’ım, dememe kalmadı tekrar yavaşlayarak aynı hareketi yaptılar. Bu hareket defalarca sürdü ve ben korkmaya başladım. Bütün soğukkanlılığımı takınarak hiç onlara bakmadan yoluma devam ettim. Az sonra ileride bir mola yeri görünce deliler gibi sevinerek oraya girdim. İnanın korkudan arkamdan geldiler mi mola yerine diye bile bakamadım.

Elim ayağım titrerken buldum kendimi. Elimi yüzümü yıkadım, Rahatladım ve yoluma devam ettim.

Normalde yapmam gereken bir olay başıma neler açmıştı.

Eve geldiğimde olayı irdeledim bir kez daha. Anneleri yaşında ve araçta yalnız bir kadını gördüklerinde -hatalı bile olsaydı-saygı göstererek yollarına devam etmeleri gerekirken nasıl bir psikolojiyle yapılmıştı bu davranış…

Bu gencecik insanları bu kadar öfkelenmeye götüren neden neydi, macera arayışı mı? Yolda uyarılmayı hazmedememek mi? Y ada araçtakinin kadın oluşu mu?

Neden hangisi olursa olsun, tepki vermiş olsaydım sonucu düşünmek bile istemiyorum.

Trafik konusunun masaya yatırılma zamanı geldi…

Ehliyet alımından sağlık kontrollerine, öfke kontrollerine kadar…