gulserensenyuzlu @ gmail.com

Anadolu’nun Közleri Halk Dansları Topluluğu izleyicilerine renkli anlar yaşattı… Ben de o salondaydım ve tüylerim diken diken gururla izledim gösteriyi.

Halkbilim araştırmaları merkezi, çağdaş dünyanın gerçeklerinden kopmadan kültürel yapımız, müziğimiz, dansımız hakkında farkındalık oluşturarak, kültürel kökenlerimizle izleyicilerini buluşturdu.

Gösteri ortak bir çalışmanın ürünü… Bu merkezde yaş sınırı yok, 7’ den 70’ e dans etmek isteyen herkes, gelip dans edebilir.

İzlediğimiz gösteride de dansçıların yaş aralığı 25-67…Bu da gösteriyi daha ilginç hale getiriyor.

” Kıskanç” oyununu köy düğünlerine katılan eskiler bilir. Ağır ve hareketli bir oyun ve oyuncuların biri 30 diğeri 67 yaşında. Bu nedenle de dans grubunun adı” Anadolu’nun Közleri “…

Dans ekibinde yer alan pek çok kişi daha önce dans etme fırsatı bulamamış, şimdi bu fırsatı yakalayan kişilerden oluşuyor.

Bu gösteriler sayesinde halk kültürünü yaşatabiliyor ve gelecek kuşaklara aktarabiliyoruz. Önemli olan geleneksel danslarımızın değişen zaman koşulları içinde kaybolmasını engellemek ve olabildiği kadar çok sayıda kişiye halk danslarını öğretebilmek…

Ekipteki meslek yelpazesi de hastanedeki hizmetliden öğretim üyesine kadar değişiyor. Öğretmen, avukat, subay, ev hanımı, anne, eski dansçı...

İki yıl süren zorlu ve zevkli bir çalışmanın ürünü bu gece. Adeta birer dansçı disipliniyle her hafta, haftada iki gün, çalışarak bu performansı kazandılar..

Anadolu Üniversitesi Rektörüm Prof. Dr. Naci Gündoğan da destekliyor böylesine etkili projeleri.

Dansın ve müziğin anavatanı olan bu topraklarda kendi danslarımızın öncelikle kendi insanlarımız tarafından bilinmesi gelecek kuşaklara aktarılması açısından çok değerli bir çalışma..

Diyarbakır, Karadeniz, Eskişehir, Seymen, Kıskanç, Zeybek oyunlarının yer aldığı gösteride Halkbilim ve Araştırmaları Merkezi orkestrasının söylediği yöresel ezgiler de izleyicilerin gönlünde derin izler bıraktı.

İçim kıpır kıpır ayrıldım salondan, yüzüme oturan hoş bir gülümseme. Ve dudaklarımda Faruk Nafiz Çamlıbel’den dizeler :

“Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden

 Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin.”