gulserensenyuzlu @ gmail.com

Ceylan Soysal, töre cinayetine kurban gitti. Tetiği amca çekti, suç kardeşe atıldı…

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde, kaçarak evlendiği kocasının terk etmesi üzerine çocuğu ile baba evine sığındıktan sonra 19 yaşındaki Ceylan Soysal aile meclisi kararıyla öldürüldü.

Kız kardeşin anlattıkları aydınlatıyor cinayeti. Korkunç gecede yaşananlar tüyleri ürpertiyor. Adana’dan bebeğiyle birlikte büyük amcası tarafından baba evine getirilen Ceylan, önce bir odaya kilitleniyor ve aile cinayeti planlarken kimseyle görüştürülmüyor.

Daha sonra diz çöktürülüp göğsüne ve karnına tabancayla ateş edilerek öldürülüyor gencecik Ceylan. Ve bu arada cinayet planlanırken kardeşten kendilerine çay demlemesini isteniyor. Üstüne de mangal partisi düzenlemişlerdir sanırım.

Bu ne rahatlık… Bu kadar mı ucuz kadının hayatı, bu kadar mı değersiz.

Daha kaç Ceylan’ı kaybedeceğiz bu şekilde. Hakkı yok mu eşinden ayrılmaya kadının.

Ananelerimiz gözden geçirilmeli diyorum ben.

Gelinliğiyle baba evinden çıkarken beline kırmızı kemer bağlanır, bir gece önce elleri kınalanan kızımızın.

Halk arasındaki adıyla “gayret kuşağı”…Kuracakları yuvada karşılaşacakları güçlükleri göğüslemesi için takılan bir kuşak bu. Yuvayı dişi kuş yapar derler ya, yuvasını kurarken karşılaşacağı zorluklara göğüs gerecek gücü vermesi için takılan bir kuşak kısaca…

Güzel bir gelenek yanlış yorumlanmazsa… Git kocanın evinde başına ne gelirse gelsin her şeye katlan anlamında kullanırsanız tehlikeli… Hatta çok tehlikeli… Ve böyle yorumlanıyor üzgünüm bu gelenek. Baba evine ancak cenazen dönebilir, deniliyor ve evden kurbanlık koyun gibi uğurlanıyor gencecik kızlarımız.

Ne emeklerle büyütülüyor çocuklarımız, kız ya da erkek… Birini diğerinden ayırabilir misiniz? Asla, diyorum ben kendi adıma hem kız hem erkek çocuk annesi olarak.

Mümkün mü birini diğerinden ayırmak? Hangi vicdan dayanır çocuğunun kılına zarar gelmesine… Bir de üstüne üstlük bu zararı veren anne, baba, amcaysa…

Bu gelenekler var mı? Evet. Yok, sayabilir miyiz? Hayır.

Batıda yaşayan ebeveynler olarak biz şanslı olabiliriz, ailelerimiz bizim üstümüze titriyor olabilir. Hatta diğer ailelerin tersine kız çocuklarına daha fazla değer veren aileye sahip olacak kadar şanslı da olabiliriz. Ama etrafımızda olup biteni görmezlikten gelemeyiz. Deve kuşları gibi başımızı kuma mı gömeceğiz?

Bu konuyu tartışmak istedim iki kız çocuğuna sahip bir anneyle.”Aman Allah’ım ne yapmışlar o gencecik kızımıza.”diyeceğini beklerken söyledikleri beni korkunç bir umutsuzluk kuyusunun içine düşürdü.

Kızlar da hak ediyor vallahi, dedi pişkin pişkin. Bu ne acımasızlık dedim kendi kendime. Hemcinsine duyulan bu düşmanlığın nedenini merak ederek sormaya devam ettim. Neden hak ettiklerini düşünüyorsunuz, dedim heyecan ve kırgınlık karışımı bir ses tonuyla.

O daha da pişkin devam etti. Şimdiki kızlar çok tembel, ev işi yok, yemek yapmak yok, biraz yüz verildi diye kocasından çocuklarına bakmalarını isteyecek kadar arsızlar. Biz öyle miydik, kendi işimizi kendimiz yapar, kocamız eve gelince rahat ettirmek için seferber olurduk.

Bir yaşıma daha gireceğim, kadının ev işi bilmemesiyle, ev işlerinde kocasından yardım istemesiyle nasıl bağlandı bu cinayet. “Kadın kadının kurdudur.” sözü çok doğru galiba. Baksanıza kadının düşmanı gene kadın.

Düşünüyorum:”Ne olacak kadınlarımızın hali.” Kadınlar olarak kendimizi savunmazsak, birlik olmazsak, sorunlara çözüm aramazsak nasıl çözülecek kadın sorunları.

Eğitim şart… Evet, “eğitim şart…”Neresinden başlamalı, nasıl yapmalı da bu sorunlar bitirilmeli. Eşini seçerken de, eşinden ayrılırken de özgür bırakılmalı ve düşüncesine saygı duyulmalı kadının, kadınlarımızın.

Yapılan pek çok çalışma var elbet, bunları inkâr edemem; ama yeterli değil ki töre cinayetleri işlenmeye, kadınlarımız dayak yemeye devam ediyor, hala küçük yaşta evlendiriliyor kızlarımız.

Yüreğimizin sesi bizi en doğru sonuca ulaştıracak, çözümü birlikte arayacağız kadın erkek. Tek güç olacağız kadın çalışması yapan kurumlar. Birlikte olacağız yol boyu, bayrağı gelecek nesillere teslim ederek.

Yazımın başlığında dediğim gibi, maniniz yoksa bize katılın, birlikte arayalım çözümü…