eniszeytinler @ gmail.com

Tiyatrolar Mayıs ayı ortaları ya da sonu gibi oyun sahnelemeye ara verirler, Ekim ayı başına kadar. Temmuz ayında turneler, festivaller olur. Ağustos ayında da büyük kentlerde açık alanlarda, anfi-tiyatrolar da oyunlar sahnelenir. Eylül-Ekim ayında da yeni oyunların provaları… Sonrasında yeni sezon oyunlar sahnelenmeye başlar.

3 yıldır kentimizde oyunlar sahneleyen Eskişehir Tiyatro Platformu Derneği – Tiyatro Akademi Oyuncuları da aynen diğer tiyatrolar gibi bu yılda aynı sıraları takip ederek yeni sezona hazırlanıyorlar.

Tiyatro Akademi’nin yerleşik bir salonu yok. Oyunlarını Zübeyde Hanım Kültür Merkezi ve Hasan Polatkan Kültür Merkezi Tiyatro Salonlarında sahneliyorlar. Bu salonlarda zaman zaman yer bulabilmek zor. Okullar, dernekler, sivil toplum örgütleri hep bu salonları kullanıyorlar. Tiyatro Akademi yöneticileri de sahne bulmak konusunda zorlanınca, parlak bir fikir ile tiyatro adına yeni yol buldular.

Küçük de olsa bir tiyatro salonuna sahip olmak.

Tiyatro Akademi’nin bünyesinde tiyatro çalışmalarını yaptıkları bir atölye var: “Orhan Zeytinler Tiyatro Atölyesi”. Bu atölyeyi tiyatro salonuna dönüştürelim, fikri kafalarda gelişince, oyuncular ve yönetmenleri kolları sıvadılar ve sonunda (ki, kırk beş gün sonra…) Orhan Zeytinler Cep Tiyatrosu’na kavuştular.

Geçtiğimiz Cumartesi günü bu salonda ilk misafirlerini ağırladılar.

“BİR ÖMÜR Kİ YILMAZ BÜYÜKERŞEN” kitabı yazarı Mehmet Sadık Bozkurt’un söyleşi-imza günü bu butik cep sahnesinde yapıldı. Az sayıda davetli ile gerçekleştirilen söyleşi-imza günün de Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’ de vardı.

Sayın Büyükerşen, biyografisi yazılan bu kitabın imza gününde bir aile toplantısı, dostlar meclisi toplantısı tadında gülümseten yüzlerle hoş ve değerli bir toplantıya katılmış oldu.

Söyleşi-imza günü modülatörü Enis Zeytinler (Tiyatro Akademi Genel Sanat Yönetmeni) açılış konuşmasında 60 lı yıllara bir gönderme yaparken rahmetli babası Orhan Zeytinler, Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen ve Enis Zeytinler arasında geçen hoş anıyı anlatınca, nostalji rüzgarı konukları ve olayı yaşayanları gülümsetti, o günlere götürdü.

Altmışlı yılların başında Eskişehir de bir bankacı ve bir müzisyen (keman sanatçısı) kuzenlerin (Orhan Zeytinler – Reşit Zeytinoğlu) tiyatro sevgisi ile başlattıkları tiyatro serüveni gerçek hikâyesi o günü birebir yaşayan Sayın, Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in ağzından konuklara tarih dersi tadında anlatıldı.

Zaman zaman gülümseten Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Mehmet Sadık Bozkurt ve Enis Zeytinler arasında geçen diyaloglar arasında sayın hocamız; yazara teşekkür ederek vefa duygularını dile getirdi.

Sayın Yılmaz Büyükerşen, söyleşi-imza gününden ayrılırken; tiyatro akademi yöneticilerini kutlarken, “Böyle hoş, güzel, değerli bir işe vesile olduğunuz için kutlarım dedikten sonra… Bir tiyatro salonu oluşturulduğunu bilmediğim için utandım.” Dedi. Eskişehir’e damgasını vuran ve bu günlere getiren Sayın, Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen “tiyatro akademi ailesini” de onurlandırdı.