eniszeytinler @ gmail.com

ESKİŞEHİR HABER’ de yazmaya başlamadan iki gün önce Zübeyde Hanım Kültür Merkezi Sahnesinde hatıralarıma kazınacak bir gece yaşadık seyircilerimle. İkibinyedi den beri sahnelediğim oyunum, tek kişilik performansım “Bir Delinin Hatıra Defteri” ni 198. kez sahneledim.

Tiyatro oyuncusu için tek başına sahnede olmak bir ayrıcalıktır. Günahıyla sevabıyla, iyisiyle kötüsüyle sahnede tek başınasınızdır. Başarıda size aittir başarısızlıkta. Sahnede oyuncu arkadaşlarınız ile birlikte oynadığınız oyunlarda; birbirimizden güç alırız, yalnızlık hissetmeyiz, enerjimiz çok yüksektir. Sahnede sürekli mizansen trafiği vardır. Oysa tek başınıza iseniz sahnede; tüm gözler sizdedir. Seyirci daha da dikkatlidir. Zaman zaman seyirciniz ile göz göze bile gelebilirsiniz…

İşte benim sahnede en çok sevdiğim an bu andır. Seyircimle göz göze gelmek. Hepsini tanırım, sanki üç gün önce onula sabah kahvaltısı yapmışımdır. Sanki bir başkası ile tiyatro adına, oyunculuk adına konuşmuşuzdur saatlerce. Bir diğeri ile cimbom fener şakası yapmışızdır… Daha nice sohbetler…

Performansa başladıktan aşağı yukarı on dakika sonra izleyici koltuklarındaki on, onbeş seyircimle iletişim kurarım… Nasıl gidiyor oyun? Konuyu beğendiniz mi? Sahne nasıl? Işık? Ses, evet ses arkalara kadar ulaşıyor mu? Bu kadar çok iletişim kurulur mu? Diye düşünmeyin. Kuruluyor, kurabiliyorsunuz. Hele ki 40 yılı aşkın bir süredir sahnelerde iseniz, seyirciniz ile iletişim kurabiliyorsunuz.

Oyun tek kişilik de olsa kalabalık kadrolu da olsa seyirci ile her oyuncu iletişim kurar ve onları sahneye çeker, oyunun içinde bulunmalarını sağlar. Günümüzde, elektronik çağda maalesef bazı izleyenlerimiz ile buluşamıyoruz. Buluşamıyor, iletişim kuramıyor ve etkileşim sağlayamıyoruz. Neden? Neden çünkü bazıları akıllı telefonları ile iletişim halindeler. Hatta akıllı telefonların KÖLESİ durumundalar. Oyun başlamıştır, üç kez anons yapılmıştır. Başlamak üzereyiz… Birazdan Başlıyor… Ve başlıyoruz… Maalesef işte o izleyiciler ki akıllı telefonların KÖLELERİ hala bize dönemediler.

Telefonla iletişiminizi sahnede oyun sahnelenirken bile devam ettirecekseniz… Neden TİYATROYA GELDİNİZ?

Bu akıllı tel müdavimleri soruma cevap araya dursunlar ben başka bir konuya geçeyim. Sahnede 198. kez sahnelediğim oyunun amacına. Sahnelenme amacına.

Eskişehir’ de lise son sınıfta okuyan ve Almanya da prestijli bir yarışmaya katılacak olan kardeşimiz, evladımız Ümit ÇETİN’ i vurgulayalım. Bu kardeşimiz bir enstrümanist. Trombon çalıyor. 6/8 Mart 2018 de bizleri temsil edecek yaban ellerde. Umudumuz olacak oralarda… Sanattan anlamaz bunlar diye düşünenlere Türk evladının neler yapabileceğini gösterecek. Bizde tiyatro akademi olarak kardeşimize destek olalım, moral verelim, yürü be kardeşim demek için oyunumu sahneledik o akşam. Moral verelim dedik de, sevgili kardeşimiz bize moral verdi aslına bakarsanız. Kendinden emin, güleç yüzüyle ben bu yola baş koydum der gibiydi… Yolun açık olsun kardeşim Ümit ÇETİN…

Beni, oyunumuzu, seyircimizle Ümut Çetin ile buluşturan Eskişehir Yunusemre Lions Kulübüne teşekkür ederim…

Ben buradayım… Beklerim efendim…!