birturkozkavak26 @ gmail.com

        Sanırım ortaokul günleriydi. Geleceğe mektup adıyla bir proje yürütülüyordu. Büyük olasılıkla PTT tarafından yürütülen bir uygulamaydı. Bende o günlerde bir mektup kaleme aldığımı hatırlıyorum. Âmâ aradan bayağı bir zaman geçmesine rağmen ne yazdığımı unuttuğum gibi, mektup hala elime geçmedi.

       Bu mektuptan esinlenerek, bugünde yirmi yıl sonrasına, kendime bir mektup yazmaya karar verdim. Yazdıklarıma sizlerde tanık olursanız, belki yirmi yıl sonra bir kez daha okuyup bir karşılaştırma yapabiliriz diye düşündüm. Ne dersiniz?

       Sevgili Kendim,

 Bu günlerde çoğumuzun canı sıkkın, morali bozuk. Birçok dertlerimiz var. Bu aralar giderek artıyor. Şiddet haberleri,  ölümler, cinayetler, olması imkânsız dediğimiz yüzlerce şeyin olması gibi. Son aylara hayatımızı çok yakından etkileyen neler yaşadık neler. TEOG değişti, üniversite sınav sistemi değişti, taşerona kadro deyip olur olmaz şartlar çıktı. Yolsuzluk baskı ve rüşvet iddiaları ortalığı kasıp kavuruyor. Şehir Hastaneleri, Eskişehir’i perişan edeceği çok açık olan TERMİK SANTRAL yapılmak istenmesi, her gün gündemin hızla değişmesi, artan pahalılık ve zamlar, asgari ücretin hep düşük kalması, memur işçi ücretlerinin hep kadük kalması yetmemesi. Bir sürü pişkin yandaş sendikanın hayali gelişmişlik senaryoları… Nereye kadar devam edeceği bilinmeyen bir süreç hızla akıyor. Yirmi yıl sonra nerede olacağız?

 İşsiz olmak, işten atılmak, parasız kalmak, borçlu olmak, geçim kaygıları,  aile kavgaları ,vb insanın günlük yaşantısını nasıl altüst ettiğini hayatını çekilmez hale getirdiğini hepimizi biliriz. Ama tüm bunların sebebini düşündüğümüzde, altını birazca kazıdığımızda içinde bulunduğumuz sistemle bağlantısını bir türlü sorgulayamıyoruz. Zor geliyor. Sorunu kaynağını sevmediğimiz kişiye gruplara atıp onunla kavgayı, tartışmayı seçiyoruz. Belki bugünlerde kafamız çok karışık. Her gün televizyonlar, gazeteler bir sürü yalanla saptırmayla gerçeği alt üst ederek veriyor. Bizi bir süreliğine etkileyip kandırıyor. Gerçek dostlarımızı düşman belliyoruz. Âmâ umarım yirmi yıl sonra sen bu mektubu aldığında yalanları anlamış gerçekleri görmüş kardeşliğe dostluğa barışa inanan bir toplum olmuş oluruz. İşçilerin emekçilerin hakkını aldığı açlığın işsizliğin olmadığı bir ülkede yaşıyor oluruz.

Hepimizin çocukları var. Ailemiz var. Onlarla ilgili güzel düşlerimiz var. Gücümüz yettiğince onların iyi yerlere gelmesini istiyoruz. Ama şu an hepimiz kaygılıyız. Okudukları okuldan eğitimlerinden sınavlarının nasıl olacağından, işlerinden, yaşam şartlarından hepimiz onlar için en iyisini diliyoruz. Âmâ şimdilerde yaşanan olağanüstü değişikliklere pek ses çıkardığımız söylenemez. Hayatımızı çok etkileyen kararlar alınıyor ama biz olan biteni seyrediyoruz. Çocuklarımızın yirmi yıl sonra nerde nasıl olacaklar? Umarım bu mektubu birlikte okuyup, yaşadıklarımıza uzak ,acı zor günler olarak bakıp gülümseriz.

 Sevgili kendim, sana yazmak istediğim birçok şey var. Bunlardan biriside eskiden olduğu gibi şiir tutkum sürüyor ve büyüyor. Mektubun sonunda sana bu günlerde yazdığım bir şiirimi yolluyorum(Sanırım bu cümlemi gülümseyerek okuyacaksın).Sendikal mücadelemiz, büyük sorunlara rağmen devam ediyor. Her şeye rağmen, işimi severek yapıyorum. İnsanların dertlerine derman olmak, acılarını dindirebilmek, hastalıkların gerçek sebeplerini anlatabilmek, çözmeye çalışmak beni mutlu ediyor. İnsanları seviyorum. Eskişehir’i, ülkemi seviyorum Eskişehir güzel bir şehir. Umarım daha da güzelleşir. Burada yaşamak bir ayrıcalık. Yirmi yıl sonra nasıl bir şehir olacak, çok merak ediyorum. Termik Santralin yapılmaktan vazgeçilmiş olacağını, yaşam hakkı mücadelesini mutlaka kazanmış olacağımızı biliyorum.

Aslında uzun uzun yazmak istiyorum. Ama bu aralar biraz rahatsızım. Bu yüzden kısa tutmak zorundayım. Sağlık sisteminin giderek piyasaya açıldığını, ticarileştiğini daha pahalı ve daha zor ulaşıldığını artık herkes görüyor. Eskisine göre daha ağır koşullarda daha düşük ücretlerle çalışıyorum. Çocuklarıma aileme iyi bir gelecek sunmak insan gibi geçinmek için ne yazık ki daha çok çalışmak ek işler yapmak durumundayım. Bu sürece ne kadar devam edebilirim bilmiyorum. Hastanelere ulaşıp iyi bir sağlık hizmeti almak benim için bile giderek zorlaşıyor. Zaten sen hikâyenin gerisini biliyor olacaksın. Umarım bu mektup seni sağ salim bulur. Birlikte gülümseyerek okuruz. Selamlar.

         Onurla yaşıyor kal.