2013 yılında Eskişehir’in Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmesi ile başlatılan her kahvehanede kitap ve gazete bulundurma zorunluluğu kapsamında yürütülen çalışma ile kahvehanelerin asıl amaçlarına kavuşarak tekrar kıraathane ismini kazanmaları amaçlanmıştı. Peki çalışmalar ne yönde gidiyor, kahvehaneler tekrar eski kıraathane kültürüne dönebilecek mi vb konuları Eskişehir Haber olarak Eskişehir Kahveciler Odası Başkanı Zeki Çoban ile konuştuk..

Kıraathaneler artık kahvehane olarak anılıyor, bir kültür tamamen değişiyor. Siz buna etken olanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Zaten kahvehanelerimiz halkın buluşup fikir alışverişi, siyaset, spor hakkında konuşmaların yapıldığı ve fikirlerin hürce ifade edildiği yerlerdir. Diyelim ki kahveler, hür kürsüler. Tabi ki memleketimizin 70’li yıllarına dönersek televizyon yoktu, radyo kısıtlı miktardaydı, internet yoktu ama o dönem kahvehanelerimizde gazete, radyo vardı. Teknoloji geliştikçe biraz daha geride kaldılar diyebilirim. Zaten bugün merkezi yerler de olsa gazeteyi bulunduruyorlar. Kazalarda ve köylerdeki kahvehanelerimizde de bulunduruyoruz. O nedenle iletişim ağımız mükemmel diyebilirim. Sizin de dediğiniz gibi kıraathaneler okuma yerleri, tabi Türk milletinin okuma alışkanlığı az olduğu için kitaptan çok gazete okunuyor.

Kıraathanelere kitap, gazete bulundurma zorunluluğu getirilmişti bu yöndeki çalışmalarınız devam ediyor mu?

 Kitaplıklar, geçmiş dönemdeki valimiz Azim Tuna, bize bir kampanya başlattı. Kahvehanelere kitaplıklar yerleştirmeye başlamıştık, bir kısmına yerleştirdik ve etap etap devam edecektik. Fakat onun Urfa’ya tayini çıkması sebebi ile projemiz yarıda kaldı. İnşallah bu valimiz ile projeyi tamamlayacağız. Valimiz destek vermez ise en azından bizi yönlendirebilir, Türk Dünyası var, vakıflar var, devletimizin milletimizin hayrına olacak bir iş yani okuma işi. Tabi ki biz bu kütüphaneler hakkında zaman zaman kahvecilerimize de söylüyoruz, Eskişehir’e gelen çok fazla iç turizm var. Tabi bu turizmde kahvelere, kafelere giden turistler var. Hele ki kafelerimiz Türkiye’nin en iyi kafeleri arasında yer alıyorken, hem hijyen hem kalite olarak. Geleceğin sanatçısı, mimarı, doktoru, öğretmeni, mühendisi hizmet veriyor çünkü Eskişehir’de. Böyle olunca hizmetin kalitesi artıyor. Biz bu kafelere Eskişehir’in büyüklerini okutuyoruz. Yunus Emre, Battal Gazi, Nasrettin Hoca gibi Türk büyüklerimizin kitaplarını bulunduruyoruz. Hal böyle olunca kitaplık ihtiyacı da oluyor. Yasal bir zorunluluk olmasa bile ihtiyaçtan kaynaklanan bir durum bu.  Merkezi yerlerdeki kafelerde, bırakın Türk dergilerini, Avrupa devletlerinin de dergileri var. Kültür düzeyimiz yüksek olduğu için kitaplık zaten bir ihtiyaç oluyor. Ama bunu zorunluluk ile yaparsak çok yol alamayız.

Yani bunun zorunlu hale getirilmemesi mi gerekiyor?

Kitap, gazete bulundurulması çok güzel bir proje. Biz de bu projeyi destekliyor ve çalışıyoruz zaten. Ama bu zorunlu tutularak değil de teşvik ederek yapılır ise çok daha güzel sonuçlar alınabilir diye düşünüyorum.

Kitap veya gazete bulundurulmaması durumunda herhangi bir yaptırım uygulanıyor mu?

Müşteriler gelmez boykot edilir, ancak öyle bir yaptırım olur ama onun dışında bir yaptırım yok. Dediğim gibi bu biraz daha teşvik ile yapılabilecek bir iş aslında. Mesela biz üyelerimizin kahvehanelerinde en azından 3 tane ulusal 2 tane yerel gazete bulunduruyoruz zaten.

Kapalı alanlarda sigara içilmesi yasak, ancak bazı kahvehanelerde içildiğini görüyorum. Siz bu konuda neler yapıyorsunuz?

Devletin ilgili kurumlarını ilgilendiren bir mesele aslında bu konu. Yasaklara engel olmak polisin, zabıtanın, sağlık kurumların işi. Tabi ki bu mekanların yaptıklarını tasvip etmiyoruz. Devletin çıkarmış olduğu bütün kanunlara saygılıyız. Biz üyelerimize bu konuda telkinlerde bulunuyoruz fazlası ile.

Bazı kafelerde “Fal bakılır” ilanını yer alıyor. Bu yasal mı, izin alınarak mı yapılıyor?

İnsanları kandırıp paralarını almaya yönelik çalışan kafelerimiz yok. Bu biraz daha eğlencesine yapılan bir şey artık. Ama ticaret haline getirilmesi yasal değil tabi ki. Bu konu bizi aşıyor biraz pek bunlara girmek istemiyorum. Ama dediğimiz gibi yasalar çevresinde insanlar karşılıklı anlaşarak eğlence amaçlı yaptıkları bir şeye de karışamayız.