Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, Dündar Ünlü ve gündem ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. İşte detaylar.

AK Parti İl Başkanı Dündar Ünlü’nün hakkınızda yaptığı açıklamalar için ne düşünüyorsunuz?

Dündar Ünlü'nün söylemlerini, Recep Tayyip Erdoğan’a göndermeyi düşünüyorum. Yani böyle bir başkan burada olmamalı o nedenle ben bu açıklamayı gönderirim, onlar değerlendirirlerse değerlendirirler. Gerekli açıklamayı Pazar günü yapacağım basın toplantısıyla kamuoyuna duyuracağım.

Saadet, İYİ Parti ve CHP’nin bir ittifak kurması söz konusu mu?

Şu anda Saadet Partisi, hem gündemi belirliyor hem de Türkiye’nin 2019 Cumhurbaşkanı'nı belirleyecek bir parti. Fakat biz, öteden beri partilerden ziyade kriterler üzerinde bir çalışma yapıyoruz. Bu kriterler çok önemli 5 temel konudan oluşuyor. Türkiye’nin sivil demokratik ve insan haklarında önceliğe, herkesin kendi tarifini içinde bulabildiği özgürlükçü bir anayasa olması şart. Bu ülkede şuanda hukuktan bahsetmek mümkün değil. Adil bir hukuk sisteminin hayata geçirilmesini istiyoruz. Üçüncü olarak bu ülkede üretim yok. Şuan tamamen dışa bağımlı hale geldik. Teknolojinin gelişmesiyle yüksek teknolojiye sahip bir üretim istiyoruz. Dördüncüsü, hem üniversitelerdeki hem de diğer okullardaki yetişen gençlerimizin iyi bir eğitim almadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Yani şuan okullardan mezun olan mühendisler sahaya çıktıkları zaman gerçekten birikimsiz bir şekilde çıkıyor. Dolayısıyla burada çok iyi liyakati, ahlaki ve manevi değerlere dayanan bir eğitim sistemini arzu ediyoruz. Bir de hepsinden önce önemsediğimiz başka bir şey var. Bu ülke şuan gerçekten dış politika anlamında duvara toslamış durumda. Bizim bunu aşmamız lazım, bunu aşabilmek için Türkiye’nin güçlü bir ülke olması lazım, bunun için de İslam ülkeleri ile bir araya gelmemiz lazım.

CUMHURBAŞKANI ADAYI ÇIKARACAĞIZ VE KAZANACAĞIZ

Saadet şuan süreci belirleyen partidir. Dolayısyla CHP, İYİ, Demokrat Parti veya bir başka parti ile ilgili ittifak konusunda genel merkezimiz tarafından hiçbir açıklama yapılmadı. Tek açıkladığımız bir şey var, biz de Cumhurbaşkanı adayı çıkaracağız ve iddia ediyoruz, bizim çıkarttığımız aday seçimleri kazanacak. Bunu iddia ile söylüyoruz. Yani Türkiye’deki insanların bir kısmı çok afaki gibi görüyor ama Türkiye’nin şuan gerçekten buna ihtiyacı var ve kutuplaşmalardan kurtulmamız lazım. Şuan Türkiye’de ciddi şekilde bir kutuplaşma süreci var. Bakınız bugün Eskişehir’de bir şehidimiz, cenazemiz vardı. Dün 8 tane şehidimiz vardı. Bu sayılar Allah göstermesin artarsa Türkiye’de ciddi şekilde sıkıntılar olabilir. Dolayısı ile bu Afrin harekatının nereye kadar gideceği konusunda kamuoyu mutlaka bilgilendirilmelidir. Burada sayın Cumhurbaşkanının ifade ettiği gibi, sefer görev emri, hazır olan insanlar var. 4*4 arazi olanlara şuan görev emri çıkartılıyor. Nedir yani biz ne yapıyoruz, birilerinin bunu anlatması gerekiyor. Biz gerçekten Türkiye eğer Ortadoğu batağına girerse bu Türkiye içerisinde bölünmek anlamına gelir, Türkiye’deki bütün değerlerin kaybı anlamına gelir. Bunu görmek lazım. Saadet Partisi, bugün onun için Türkiye’yi aklıselim hizmete davet ediyor. Dolayısı ile bizim şuan öteki mahalle dediğimiz insanlar ile empati yapıyoruz. Onlarla bir diyalog kuruyoruz, bizim de şuan yıldız, anahtar parti olmamızı sağlayan şey bu duruşumuz.

Uyum yasaları için temel kriterleriniz nelerden oluşuyor?

Öncelikle bu konuda bizim taleplerimiz var. Biz bunu ifade ederken bu şuan uyum yasaları çıkarılıyor, bu yasalarda talebimiz şu; Cumhurbaşkanı hükümet sistemine geçildi buna hayır demiyoruz ama bunun karşılığında güçlü bir parlamento istiyoruz. Tek kişinin kararı ile ülke yönetilmesin, Kanun Hükmündeki Kararnamelerle sınırlandırılsın istiyoruz. Dolayısı ile OHAL derhal kaldırılsın, Türkiye normalleşsin istiyoruz. Biz bu taleplerimizi şuan yapıyoruz. Bu talepler AK Parti tarafından kabul edildiği an AK Parti ile hareket ederiz. Biz ülkemizin geleceği açısından bu taleplerde bulunuyoruz. Bu yüzden bu talepler önemli ve kimse bu taleplere hayır diyemiyor. Bu çerçevede görüşmelere devam ediyoruz. Bizim kriterler dediğimiz şey de bu, toplumsal mutabakatları esas alıyoruz, bu toplumun önceliğini esas alıyoruz. Bu gün üniversite bitiren gençlerimiz işsiz.

BBP, SP için Cumhur İttifakı çağrısında bulundu, bu çağrı için ne düşünüyorsunuz?

BBP ile geçmişte ittifak yapmıştık, dün akşamda özelikle iyice takip ettim. MHP, Cumhur İttifakında BBP’nin ambleminin olmasını istemiyor. Fakat, BBP’nin AK Parti listelerinde aday gösterilmesine rıza gösteriyor. Biz tabi başka partiler hakkında bir tercih yapmayız. Ama netice de bu ittifak eğer olacaksa BBP’nin de ambleminin bu ittifakta yer alması lazım. Ama BBP bunu nasıl değerlendirir, nasıl kabul eder bilmiyorum. Eğer amblemi orada olmazsa AK Parti listelerinden birkaç yerde aday gösterip parlamentoya gireceğiz derlerse bu sadece milletvekili olmak içindir. 16 yıldır tek başına bir iktidar var ve bu iktidar 15-16 yıldan beridir, tabiri caiz ise SP ve BBP’yi yok sayıyor. Bugün ne oldu da bir partiye ihtiyaç duyuluyor. İkinci olarak da Cumhurbaşkanı ittifaklar gündeme geldiğinde hep şu cümleyi kullanırdı; “Biz partilerle ittifak yapmayız, milletimizle ittifak yaparız.”diyordu. Ne oldu da şimdi milletimizle ittifakı bıraktı da partilerle yapıyor. Bu da ayrıca bir soru yani.

Ülkemizde son dönemlerde çocuk istismarı çok fazla arttı. Bu konuda sizin önerileriniz, düşünceleriniz nedir?

Ben şunu net olarak söylüyorum. Bu sorunlar Türkiye’deki eğitim sistemi yüzünden yaşanıyor. Rahmetli Erbakan’ın söylediği gibi ahlaki ve manevi değerlere dayanan bir eğitim sistemi gerekiyor. Eğitim sistemini bu temellerde yaşata geçirmediğimiz için bu sorunlarla karşılaşıyoruz. Dolayısıyla bu bir eğitim sorunudur. Bunun karşılığında da ceza mekanizmasının harekete geçirilmesi gerekiyor. Temel düşüncemiz şu, insanların suç işleyeceği sebepler ortadan kaldırılmalı, sonrasında da cezalar verilmeli. Bizim temel dünya görüşümüz bu. Gerçekten işler acısı bir durum. Bazen eşimle de bunu konuşuyoruz, tartışıyoruz sebeplerini, empati yapıyoruz, gerçekten ağladığımız oluyor. Burada yaşayan her ailenin çocuğu bizim çocuğumuzdur. Topyekün bu konuda Türkiye olarak bir şeyler yapmamız gerekiyor. Ama gündemiz de bunlar göz ardı ettiriliyor.

Şeker fabrikaları satışa çıkarıldı. Bu konudaki düşünceleriniz neler?

Bakınız, işler acısı bir durum, şeker fabrikaları satışa çıkarılıyor. Biz özelleştirmenin kendisine karşı değiliz, bu yapılan özelleştirmenin mantığına karşıyız. Burada çalışan, çiftçilere, sendikalara, işçilere, ailelere bu fabrikalar emanet edilebilir, Torku fabrikası öyle oldu Konya’da. Öyle bir özelleştirme bizim için kabul edilebilir.

Size göre özelleştirme mantığı nasıl olmalı?

Mantığı şöyle olmalı, diyelim ki bir fabrikada 500 kişi çalışıyorsa burayı alan firma 1000 kişi çalıştırmayı taahhüt edecek, diyelim ki günlük 10 ton şeker üretiyor bu günlük 15-20 tona çıkartılabilir, günlük 500 ton şeker pancarı çiftçiden alınıyorsa bunu 1 milyon tona çıkaracaklar. Dolayısı ile şartları sağlayan özelleştirmeleri destekliyoruz ve istiyoruz. Ama Amerika Cargill Fabrikasının bir raporu açıklandı, o rapordan sonra Türkiye hemen alelacele bu 14 fabrikayı satışa çıkardı. Çünkü Cargill raporunda Türkiye’nin, Amerika’nın bu şirketine söz verdiği ortaya çıktı. Hatta bu Türkiye’de bazı bakanlıklarda şunu ifade ettiler, “Türkiye şekerden kurtulursa şeker hastalıkları da azalır”, böyle bir şey olabilir mi ya. Bu nişasta bazlı şurubun aslında insan sağlığına faydalı olmadığı çok rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Yani bizim temel düşüncemiz bu özelleştirmeler hakkında.